sarılaci çubuklu için arşiv

FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ TÜZÜĞÜ

Posted in Kategorilenmemiş with tags , , , , , , , , , , , , , on 23 Eki 2013 by ayhancelik

 

Görsel

 

B İ R İ N C İ    K I S I M

 

GENEL HÜKÜMLER

 

Kulübün Adı ve Merkezi

 

Madde 1 : Kulübün adı “Fenerbahçe Spor Kulübü”dür. Merkezi İstanbul Kadıköy’de olup, bu tüzükte “Kulüp” olarak anılacaktır.

 

Kulübün Kurucuları 

 

Madde 2 : Fenerbahçe Spor Kulübü 1907 yılında Ziya Songülen, Ayetullah ve Necip Okaner, Asaf Beşpınar ve Enver Yetiker tarafından kurulmuştur.

 

Kulübün Amacı ve Faaliyetleri 

 

Madde 3 : Kulübün amacı,

Atatürk’ün gösterdiği hedef ve ilkeler doğrultusunda;

çağdaş yaşama uygun olarak, üyelerin ve sporcuların beden ve ruh sağlığını geliştirecek olanaklar hazırlamak ve onların fizik ve moral eğitimleri ile ilgilenmek, onları Kulübün tesis ve faaliyetlerinden yararlandırmaktır.

 

Sporun hedefinin bireyler arasında dostluk, barış, sevgi ve kardeşliği geliştirmek olduğu bilinciyle; sporun ulusal düzeyde gelişmesine ve yaygınlaşmasına katkıda bulunmak, sporcu sağlığı ve eğitimi için altyapı tesislerini yaparak Kulübün sporcularını eğitmek ve onlara daha çağdaş koşullar ve olanaklar sağlamak için altyapı, tesis ve sosyal tesisler oluşturmak, onlardaki sportmenlik anlayışının devamını sağlamak, yurt içinde ve yurt dışında profesyonel ve amatör spor branşlarında müsabakalara katılmaktır…

Kulübün Renkleri ve Arması 

 

Madde 4 : Fenerbahçe Spor Kulübü’nün renkleri Sarı-Laciverttir. Arması ise, yuvarlak beyaz çerçeve içinde kırmızı zemin üzerine özel şekilde çizilmiş bir resimden ve sarı-lacivert renklerin ortasındaki yeşil meşe dalından oluşur.

Beyaz çerçeve içinde kulübün ismi ile kuruluş tarihi yazılıdır. Bu armadaki beyaz; temizlik ve açık yüreklilik ifadesidir. Kırmızı ile beyaz ise; ulusal renklerimizi oluşturur. Kırmızı ve beyazdan oluşan bu fon, aynı zamanda Fenerbahçeliler arasındaki sevgiyi ifade eder.

Lacivert asaletin, sarı ise Fenerbahçe için duyulan gıptanın ifadesidir. Meşe dalı Fenerbahçelilerin gücünün, yeşil renk ise başarı isteğinin sembolüdür.

Reklamlar

Galatasaray’da Eski Türkiye Yeni Türkiye kavgası

Posted in Kategorilenmemiş with tags , , , , , , , , , , , , , on 22 Eyl 2013 by ayhancelik


271733

3 Temmuz 2011 tarihi Fenerbahçe’de deprem etkisi yaptı. Bu etki aradan geçen iki yıla rağmen hâlâ devam ediyor. Fenerbahçe’nin yaşadığı bu sıkıntılı durum 2008-2011 arası Türkiye Ligi’nde kötü sezonlar geçiren Galatasaray için bulunmaz fırsat oldu.

Başkanlığı döneminde başarısız olduğu için ayrılmak zorunda kalan ve gerçek bir beyefendi olan Adnan Polat yerini Ünal Aysal’a bıraktı. Aysal hiç de alışıldık bir başkan değildi. Fanatik bir Galatasaraylı olan Fatih Altaylı eskiden Aysal için kolay hazzedilebilecek şeyler yazmadı. Ama Galatasaray Lisesi ve kulübünün esas kontrolü İnan Kıraç’taydı. Kıraç kendi adamı ve başarılı bir işadamı olan Ünal Aysal’ı adeta yeni başkan olarak atadı.

Ancak Aysal Fenerbahçe’nin de yaşadığı olumsuzlukla yangına körükle gitti ve hiç gereği yokken şike meselesini kast ederek, ‘Bu ateş üfleyerek sönmez’ dedi. Yani Fenerbahçe’nin küme düşmesini istedi. Kulübü toparlaması için de geçmiş başarılarından ötürü Fatih Terim’i göreve getirdi.

Aslında Terim de Aysal da eski Türkiye tipinin adamları. Sadece Aysal ağırlıklı yurt dışında kaldığı için kamuoyunun bildiği biri değildi. Fatih Terim ilk kez Milli Takım’ı Euro 96’ya götürmeyi başardı. Bu başarısı onu Galatasaray Teknik Direktörlüğü’ne getirdi.

İlk yılında açıkça Mehmet Ağar’ın desteğini aldı. Hakemler Ağar’dan korktukları için mesela bir İstanbulspor maçının 98. dakikasında (hayret maç 90 dakika değil miydi) kendini göz göre göre yere atan Arif’in pozisyonuna penaltı verdiler. 1997 yılının şampiyonluk fotoğrafında Mehmet Ağar da vardı. Düşünün bir polis şefinin orada ne işi var? 2000 yılında bir ilk olan UEFA Kupası’nın kazanılması ve 4 yıllık şampiyonluk Terim’in markasını tescilledi. Yani Fatih Terim’i teknik adamlığını tartışmaya ortam kalmadı.

Ünal Aysal da eski Türkiye karakteri ama daha kibar ve klas. Yukarıda dediğim gibi Aysal’ı getiren İnan Kıraç’tı. Ünal Aysal aynı zamanda İnan Kıraç’ın çok yakın dostu Aydın Doğan’ın da enerji alanında iş ortağı… Şimdi bu iki isim Aysal ve Terim birbirine girdi. Galatasaray iki yıldır başarılı olduğu için bu ortaya çıkmıyordu ama Terim’in 1 yıllığına Milli Takım’ın başına geçmesi Aysal’ı çileden çıkarttı. Aysal aslında Terim’den açıkça seçimini yapmasını istiyor. Gördüğüm o ki, Aysal bir başarısızlık anında Terim’i göndermenin planlarını yapmaktadır. Hele ‘eleman’ lafı Fatih Terim için kolay kabul edilebilecek bir şey değil. Son yapılan kongrede bütün GS üyeleri Sedat Doğan gibi bir iki isim hariç İnan Kıraç’ın getirdiği isimler.

Lafı burada çok uzatmadan Rasim Ozan Kütahyalı’ya getirmek istiyorum. 3 Temmuz’dan sonra spor alemine de el atan Rasim Ozan Kütahyalı (ROK) hasta derecede Galatasaraylı olduğu için kulübündeki bu meseleye de el attı. 3 Temmuz’dan sonra Fenerbahçe’nin göçertilmesi için elinden geleni ardına koymadı. Kısmen rakip taraftarlar üzerinde etkili de oldu. Hatta sırf bu mesele yüzünden yayınevimizde çok sert tartıştık. Yayınevi sahibi Münir Üstün buna şahittir.

Beyaz TV’deki çok izlenen futbol programlarında her hafta Fenerbahçe’yi çeşitli bahanelerle doğradı. Bu misyonunu hep ‘Ben Aziz Yıldırım zihniyetiyle mücadele ediyorum. Fenerbahçe güzide bir kulübümüzdür’ diyerek kamufle etti. Aslında düşmanlığı Fenerbahçe’yeydi. ROK benim arkadaşım ama mesele Fenerbahçe olunca kendisini kaybediyor. Yeni doğan ikizlerine Galatasaray zıbını giydirecek kadar fanatik.

Gerçek bir spor adamı olan ve içinden gelenleri söyleyen Ahmet Çakar’ın dediği gibi Doğan Koloğlu ve Hıncal Uluç’tan kalan ‘Galatasaray klanlığı’ bayrağını yeni medyada ROK devraldı. Objektif, başarılı ve sevilen spor sunucusu Ertem Şener’in, Fenerbahçe’nin efsane kaptanı Ümit Özat’ın ve insanlığını yeri geldiğinde futbolun önüne koyan Sinan Engin’in ROK’un Galatasaray klanlığına izin vermeyeceğini sanıyorum. Çünkü ROK’un Galatasaray söz konusu oldu mu yapmayacağı şey yok.

Hükümete muhalif bir adam olan Ünal Aysal’ı hükumetle yakınlaştırmak için elinden geleni yapıyor ROK, Aysal’ı Beyaz TV’de ağırladı ve Aysal’a sürekli Başbakan Erdoğan’ı övdürdü. Ünal Aysal’ın sportif işler başdanışmanı nasıl Bülent Tulun ise siyasi işler başdanışmanı fiilen ROK oldu. Terim ile Aysal kavgasında da şu an Aysal’ı tutuyor ROK. Bu ara sürekli Terim’e yükleniyor. Terim’in avukatı canlı yayına bağlandı, ROK’a isyan etti. Sonrasında Fatih Terim bir basın toplantısında isim vermeden ROK’u hedef aldı. Kulüp içinden gelen iddialara göre Terim, Aysal’a, ‘Rasim’e bu lafları siz mi söyletiyorsunuz?’ demiş ve Ünal Aysal da, ‘Rasim bana değil Başbakan’a yakın. Benim lafımla hareket etmez’ demiş.

Ünal Aysal’la Fatih Terim arasındaki üstü kapalı tartışma nasıl biter bilmiyorum. Bunu zaman gösterecektir. Mesele milli konular olduğunda Terim için akan sular durur. Ama kulübün perde arkasındaki hamisi İnan Kıraç meseleye el atabilir.

Öte yandan aklımı kurcalayan bir diğer soru: Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım söz konusu oldu mu mangalda kül bırakmayan ROK konu Galatasaray çıkarları oldu mu niye bu Ergenekonvari zihniyetlerle yan yana durabiliyor? Kızmasın ama bu hareketleri çok garip ROK’un. Nerede kaldı yeni Türkiye’nin yılmaz savunucusu ROK?

 

Yazar: Cem KÜÇÜK

Twitter.com/cemkucuk55

NEREDE OLURSAN OL,BİZ SANA ULAŞIRIZ!

Posted in Kategorilenmemiş with tags , , , , , , , , , , , , , , , , on 14 Nis 2013 by ayhancelik

1438.jpg y

sesimiz ulaşmasa da
fikrimiz ulaşır
bedenimiz ulaşmasa da 
yüreğimiz ulaşır…
üçer beşer gelmeyiz biz
milyonlarca taraftarınla 
gelsek de oraya sığmayız biz…
omuz omuza verip
bu satırlarda
sana ulaşırız biz…
için rahat olsun Başkanım…
safları bozmadan, yolumuzdan şaşmadan, aydınlattığın yolda hedefe yürüyoruz…
daha da kenetlendik, daha da bilinçlendik,
tutmak yetmiyor artık Fenerbahçeyi, sarıp sarmaladık Başkanım…
önceden Fenerbahçe vardı, 
şimdi ’daha fazla Fenerbahçe’ var…!!!
önceden aydınlıkta Fenerbahçe vardı,
şimdi karanlıkta da Fenerbahçe var…!!!
önceden binlerce taraftarın yan yanaydı, 
şimdi milyonlarca taraftarın yan yana…!!!
işimiz çok, gözyaşlarına vakit yok Başkanım…
aklımız sende, 
gözümüz Fenerbahçemizde…
ne seni terk edeceğiz
ne Fenerbahçe’den vazgeçeceğiz…
biz seni bir günde sevmedik
bir günde de unutmayız…
son sözün, son sözümüzdür…
için rahat olsun Başkanım…
Fenerbahçe Spor Kulübü, Fenerbahçe Taraftarınındır…
aşağıdaki de,
Fenerbahçe Taraftarı’nın yeni ve tek satırlık manifestosudur…
’Fenerbahçe namusumuzdur.

Milyonlarca Fenerbahçe Taraftarı”

 

 

http://www.sarilacicubuklu.com/ Fenerbahçe taraftar forumu üyelerince 3 temmuz sürecinde tüm masraflarını kendi üyelerince üstlenerek gerçekleştirdikleri  FOTO SPOR  gazetesine tam sayfa olarak verdikleri ve yayınlattırdıkları ilanın görselidir.

Hürriyet Spor Servisi’nde neler oluyor?

Posted in aziz yıldırım, fenerbahçe, haramiler, lig tv, saltanat with tags , , , , , , , , , , , on 12 Mar 2012 by ayhancelik

Galatasaray Liseli Kurucusu Sedat Simavi’den beri Türk sporu ve siyasetindeki yeri bellidir Hürriyet’in.
Tiraj sayısından bağımsız bir gücü, etkisi vardır her daim.
Ve bu gücü kullanmak isteyenlerin olması da oldukça doğal ve bir o kadar vahim.

Ancak elini uzatan kim olursa olsun; gazetenin, liseye ve spor kulübüne yaklaşımı her zaman farklıdır. Kısaca Galatasaray öz evladıdır Hürriyet’in.
İnsan Kaynakları Koordinatörü’nden editörüne; liseli ya da alaylı, G.Saraylıdır tüm köşebaşları.

Ve bu yüzden Liseli Medya’nın lokomotifidir Hürriyet!

Uzun uzadıya Hürriyet Gazetesi’nin rolünü anlatmaktansa; dilerseniz son günlerde Hürriyet Spor Servisi’nde yaşanan gelişmeleri irdeleyelim.

Hürriyet Spor, aşağı yukarı tüm gazetelerde olduğu gibi iki birimden oluşuyor.

Gazete kanadı ve Hurriyetcomtr.

Gazetenin Spor Servisi’nin yönetimi Mehmet Arslan, Hurriyetcomtr’nin ise Meriç Tunca’da.
İkisi de Fenerbahçeli değil mi?
Her zaman olduğu gibi.

Ama gelin bakalım işin aslı a öyle mi?

Haberler Hürriyet muhaberilerince getirilse de; bazen gazetede farklı, internette farklı manşetler okuyabiliyoruz. Bilhassa ajanslardan geçilen haberlerin Hurriyetcomtr’deki yorumu çok farklı oluyor.

Mehmet Arslan, medya dünyasındaki iddialara göre, Hıncal Uluç’un Hürriyet’e yerleştirdiği bir isim. Bu iddia en son Twitter’da Oğuz Tongsir tarafından açıkça beyan edildi.
Mehmet Arslan’ın şu sıralar en önemli hedefinin ise Hurriyetcomtr’nin yönetimini ele geçirmek olduğu kulislerde konuşuluyor. Hıncal Ağabey’den internet medyasının ne denli önemli olduğuna dair bir tavsiye almış olabileceği belirtiliyor. Bu sebeple; Meriç Tunca hedefine kilitlendiği de yine dedikodular arasında.

İddialara göre;

Önce Hurriyetcomtr’deki Fenerbahçeli editörler tasfiye edildi. Bu tasfiyenin, Hürriyetcomtr içindeki Galatasaraylılarca organize edilerek; taraftarın, okuyucu hattına sistematik şikayet mailleri atmasıyla başladığı söyleniyor. Bilindiği gibi Galatasaray taraftarının UEFA’ya da 65.000 e-mail gönderdiği belirtilmişti.

Tasfiye sonrası Hurriyet.com.tr’nin editör kadrosunda neredeyse Fenerbahçeli kimse kalmadı.
Ağırlık elbette Galatasaraylılar’da. Beşiktaşlılar ise biraz geri planda.

Özellikle Özel Yetkili Mahkeme’nin yetki alanına girmediği için görevsizlik kararı verdiği Kayıp 1 Milyon soruşturmasına, “G.Saray teşvikten aklandı” manşetini atan ve sonra Fenerbahçeliler’in okuyucu hattına yaptığı şikayetler sonrası düzeltme yayınlayan editör arkadaşlar, Galatasaray’ı kamuoyunda aklama sevdasına ifşa olmuşlardı.

Aynı soruşturmanın TFF Etik Kurulu’na sevkedilmesi haberini de Fenerbahçe logosu ile vermeleri ve irili ufaklı daha niceleri, kulislerde Galatasaray lehine faaliyetler olarak nitelendirilmişti.

Peki tüm bunlar Meriç Tunca’yı koltuğundan etmek için mi?

Orasını kestirmek güç. Ancak gazete ile internet servislerinde eksen kaymalarının yaşandığı ortada.

Mehmet Arslan kanadı, yani gazetede ise işler yolunda. F.Bahçe muhabiri Feridu

 

n Niğdelioğlu, Beşiktaş muhabiri İsmail Er ve G.Saray muhabiri Kadir Çetinçalı; yazarlar Erman Toroğlu, İlker Yasin, Hakan Ünsal ve ismini yazmadığımız niceleri Hürriyet’te olduğu sürece, mazallah Galatasaray aleyhine ve Fenerbahçe lehine haber ya da manşet beklemiyoruz.

Fenerbahçeli taraftarların saman alevi öfkelerinin, sistematik şikayetlere dönüşmediği sürece, lokomotifin hizmete devam edeceği aşikar.

Evet, bakalım zaman neler gösterecek?

Mehmet Arslan Hurriyet.com.tr’yi ne zaman ele geçirecek?

Meriç Tunca Galatasaraylı editörlere nasıl hakim olacak?

Hep beraber izleyeceğiz.

LOBİ DEĞİL LOBİ

Posted in adıkonamaz, ali şen, ayhan çelik, Aykut Kocaman, aziz yıldırım, basketbol federasyon başkanı, boxer dergisi, devrim muhafızları, dostlarım, erman toroğlu, fenerbahçe, haramiler, http://groups.google.com.tr/group/Fenerant, leydi, lig tv, nihat genç, röportaj, saltanat, sarı laci çubuklu, serkan sağlam, transferler, turgay demirel, şansal büyüka with tags , , , , on 02 Eyl 2010 by ayhancelik

Var mı galata üzerinde sarayın

Denize karşı lisen

Patişahtan torpilli

Fransa takviyeli öğrenim yuvan!

Kök desen nerden baksan 400-500 yıl

Havan nedir bilir misiniz?

Su dövmeye yaramayan alet.

Bilmeyince komik oluyor be kardeşim.

500 yıl diyorum

Kobi ile karıştırıyorsun

Havanda su dövüyorsun

Lobi bu lobi

Otel lobisi değil ama

Her yerdeler ama göremezsin

İn değil cin değil bildiğin âdemoğlu

Her gün karşında ama bilemezsin

“Aptal kutusunun” içinde anlatır dururlar

La fontaine’den masallar

Dinleye dinleye uyursun ama uyumam dersin

Ben bu dolmaları yutmam dersin.

Hedefler verir sana gidip de vurasın diye

Dolmalar şişkinlik yapar, tansiyonun çıkar

Gider sövüp sayarsın, incitirsin kendinden olanı

Kendinle gurur duyarsın çünkü kendi aklın sanırsın

Sarı lacivert çubukluya sahip çıktım sanırsın

500 yıl diyorum yiğidim, iki gözüm

Seni kendinden bilmez Fransızı bildiği kadar

Ne olacak senin bilmem bu halin.

Ne doğruyu ararsın, ne doğru diyene bakarsın

Renkli dergiler, sayfa sayfa gazeteler

Onlar için ilk Zapt edilecek kâğıt kaleler

İşte o kalelerden sana ninniler söyler

Sarı’yı çok sever yanına lacivert koymazsan eğer

Sana bayılır, doğru işler yapmazsan eğer

O aristokrat soylu

Sen Anadolu çocuğu

Bozmayacaksın bu denklemi yoksa stat yaptırır kendine

Hani o bizim dediğimiz devlete.

Onların vicdan bahçelerinde kurumuştur çiçekler

Ellerinde kalem gibi görünür tüfekler

Kâğıt kalelerinde purolar tüttürürler

500 yılın hakkını vermeli ve verir de bu hazretler

Türk usulü, bol soslu, totolu süper lig tarifi.

Posted in adıkonamaz, ayhan çelik, Aykut Kocaman, aziz yıldırım, devrim muhafızları, dostlarım, fenerbahçe, haramiler, lig tv, röportaj, saltanat with tags , , , , , on 19 Ağu 2010 by ayhancelik

Yoruma yorum,

Oradan yorum buradan yorum,

Foruma forum, foruma yorum

İşte meydan da durum.

Kazımın dövmesi, volkanın jölesi

Alexin volesi, emrenin ensesi,

Başkanın şekeri, tribünlerin ateşi,

Medyanın kalleşi…

Bir tencereye koy kısık ateşte kaynasın

İki tutam taraftar yuhalaması,3 adet irice yönetim hatası

2 çorba kaşığı hakem katliamı,2 tatlı kaşığı federasyon abukluğu

2 diş siyasetçi selamı, bir baş mafya bozuntusunu

Bir tavada pembeleşinceye kadar kavur..

Daha önceden kabuklarını soyduğumuz,

Kulüp başkanı, kulüpler birliği başkanı,

Hani bunun yeni başkanı,

İstifasını çekmiş meğerse eski başkanı

Ankara büyük şehir belediye başkanı

Meğerse her haltın başkanı

Ilık suda bunları güzelce yıkıyoruz.

Yeni transfer eski transfer

Ama en makbulü yıldız transfer

Gökte ararken bile bulamadığımız

Üstüne birazda yalancı yıldızlar savaşı

Flaş transfer, Nerde birader? Yemeğin dipi tuttu.

En yanlı yerinden 2 kilo spiker,

En yanlı ve en yağlı yerinden çekilmiş görüntüleri

İnce ince doğuruyoruz ki göze dişe takılmasın.

Sosun içine istediğiniz kadar kazandık mutluyuz bitkisi

İstediğiniz kadar artık önümüzdeki maçlara bakıyoruz baharatı

İstediğiniz kadar taraftar çilesi

Arzu edilen miktarda yönetici demeci

Yine istediğiniz kadar mahalle aralarında yetişen

Dedikodulu, küfürlü spor programları

Kıvamına gelinceye kadar iyice çırpılır.

İster sıcak ister soğuk her türlü servis edilir.

Bu ne şimdi,

Türk usulü, bol soslu, totolu süper lig tarifi. Yersen.

Yenmez ki bu.

Neden? Yıllardır yiyorsun ya!

%d blogcu bunu beğendi: