Archive for the fenerbahçe Category

KALECİ VOLKAN…

Posted in fenerbahçe with tags , , , , , , , , , , , , on 16 Kas 2014 by ayhancelik

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

Volkan Demirel (d. 27 Ekim 1981; Fatih, İstanbul), Türk futbolcu. Kaleci pozisyonunda görev alan Demirel, Süper Lig ekiplerinden Fenerbahçe’de forma giymektedir.
Profesyonel futbolculuk kariyerine 2000 yılında Kartalspor’da başladı. 2002’de, Süper Lig’deki Fenerbahçe’ye transfer oldu. Burada beş Süper Lig, iki Türkiye Kupası ve üç Türkiye Süper Kupası şampiyonluğu yaşadı. 2004’ten itibaren Türkiye millî takımının formasını giyen futbolcu, ülkesinin yarı finale kadar yükseldiği 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda mücadele etti.

27 Ekim 1981 tarihinde İstanbul’un Fatih ilçesinde doğmuştur. Kaleciliğe ortaokul takımında başladı. Okul takımında genelde orta saha mevkiinde görev yapan Volkan, takımın kalecisinin takımdan ayrılmasının ardından kaleye geçti. Volkan bunun ardından okul takımındaki arkadaşlarıyla Kartalspor’a transfer oldu. Kartalspor’da ilk resmi maçına 24 Eylül 2000 tarihinde Sarıyerspor maçında çıkan Volkan Demirel, bu maçta kalesinde 2 gol görmüştür ve maç 2-2 bitmiştir. Kartalspor’da Servet ve Egemen gibi millî futbolcularla forma giyen Volkan, bu takımda 51 maçta forma giydi ve burada geçirdiği iki yılın ardından 2002-03 sezonunda Fenerbahçe’ye transfer oldu.

Fenerbahçe
Fenerbahçe’deki kariyeri 29 Haziran 2002’de TSV Dorfen ile yapılan hazırlık maçı ile başladı. İlk resmi maçına Rüştü Reçber’in sakatlığı nedeniyle 26 Nisan 2003’te Samsunspor karşısında çıkmıştır. Maçın ilk dakikalarında kalesinde gol görmüştür fakat Johnson’ın attığı golle karşılaşma 1-1 sonlanmıştır. Ayrıca Volkan, bu maçta 24 numaralı formayı giymiştir. 2002-03 sezonunda Süper Lig’de Fenerbahçe-Diyarbakırspor maçında çıkan tartışmaya yedek kulübesinden karışıp kırmızı kart gören Volkan, 2002-03 sezonunda başka maçta şans bulamamıştır.
2003-04 sezonunda ise Rüştü Reçber’nün Barcelona’ya transfer olmasının ardından teknik direktör Christoph Daum tarafından şans bulmaya başlayan Volkan, bu sezon ilk maçına 7 Aralık 2003 tarihinde MKE Ankaragücü karşısında çıkmıştır ve takımı Pierre van Hooijdonk’un 2 golü, Ümit Özat ve Selçuk Şahin’un golleriyle 4-1 galip gelmiş ve Fenerbahçe formasıyla ilk galibiyet sevincini yaşamıştır. 13 Aralık 2003 tarihinde Fenerbahçe’nin Denizlispor ile oynadığı karşılaşmada kalesini gole kapatan Volkan, takımının 2-0 galip gelmesinde büyük pay sahibi olmuştur ve ilk defa bir resmi maçta kalesini gole kapatmıştır.
Volkan ilk Galatasaray derbisine 28 Şubat 2004 tarihinde çıkmıştır. Fenerbahçe, Nobre’nin golüyle öne geçmiştir fakat daha sonra Volkan, Ömer Erdoğan’in golüne engel olamamıştır. Fakat son dakikalarda Mehmet Yozgatlı’nın attığı golle Fenerbahçe, karşılaşmadan 2-1 galip ayrılmıştır.

Volkan Demirel 2008 yılında Chelsea-Fenerbahçe maçında.
2003-04 sezonunda 19 lig maçında 22 numaralı formasıyla mücadele eden Volkan Demirel, o sezon ilk şampiyonluğunu yaşamıştır.
2004-05 sezonunda 1 numaralı formayı almıştır. Geri dönen Rüştü Reçber ise 34 numarayı almıştır. Fakat Rüştü’nün dönmesiyle Volkan, ikinci kaleci konumuna düşmüştür. 2004-05 sezonunda 6 maçta forma giyen Volkan, İstanbulspor, Denizlispor ve Kayserispor maçlarında kalesini gole kapatmıştır ve sezon sonunda kariyerinin ikinci şampiyonluğa ulaşmıştır.
2005-06 sezonunda 18 lig maçına çıkan Volkan, birinci kaleci Rüştü’den daha çok maçta forma giymeye başlamıştır. O sezon Türkiye Kupası çeyrek final rövanş maçında Ali Sami Yen Stadyumu’nda Tuncay’a asist yapmıştır.
2006-07 sezonunda 16 lig maçında forma giymiştir ve ayrıca kariyerinin üçüncü lig şampiyonluğu yaşamıştır.
2007-08 sezonunda Türkiye Kupası çeyrek finalde Galatasaray ile oynanan rövanş maçında Lincoln’ün kendisine küfür ettiği gerekçe göstererek ona saldırmıştır ve kırmızı kart görerek 3 maç ceza almıştır. Aynı sezon Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’nde tarih yazarken Sevilla ile oynanan ikinci tur rövanş karşılaşmasında ilk 10 dakikada uzaktan 2 gol yemiştir. Bu hem Fenerbahçe’nin hem de Volkan’ın moralini bozmuştur. Fakat Fenerbahçe, maçı penaltılara kadar getirmiştir. Penaltı atışlarında 3 kurtarış yaparak Fenerbahçe’yi Çeyrek Finale taşımıştır. Yine aynı sezon Galatasaray ile şampiyonluk yarışında olan Fenerbahçe, bitime 3 hafta kala Galatasaray ile deplasmanda karşılaşmıştır. Sabri’nin ortasında boşa çıkan Volkan, Edu ile çarpışmış boşta kalan topu Nonda tamamlamıştır. Maçı bu golle Galatasaray 1-0 kazanmıştır. Kalan 2 haftada da avantajını sürdürerek sezonu şampiyon tamamlamıştır.
2008-09 sezonu Süper Lig 3. hafta karşılaşmasında Fenerbahçe, Ankara’da Hacettepe’ye konuk olmuştur. Maç 2-1 Hacettepe’nin üstünlüğüyle devam ederken son dakikalarda Volkan bir penaltı yaptırmıştır. Penaltı kaçınca hakeme Bak, Allah da izin vermedi! diyerek kırmızı kart görmüştür. Cezası önce 2 maç olarak açıklanmış daha sonra 1’e indirilmiştir. 12 Nisan 2009’da Ali Sami Yen Stadyumu’nda Fenerbahçe, Galatasaray ile karşı karşıya gelmiştir. Baştan sona kadar gergin bir havada oynanan maçta, kıyamet son dakikada kopmuştur ve birçok futbolcu birbirine girmiştir. Volkan da taraftarlara kışkırtıcı hareketler de bulunmuştur. Maç içinde herhangi bir kart görmeyen Volkan, daha sonraki incelemelere göre 3 maç ceza almıştır.
2009-10 sezonunda 32 Süper Lig, 9 UEFA Avrupa Ligi ve 6 Türkiye Kupası maçında forma giyen Volkan, iç sahada 7 maç üst üste gol yememe rekoru kırmıştır. Fakat son maçta Trabzonsporlu Burak’ın aşırtma golüne engel olamamış ve Fenerbahçe, bu golle şampiyonluğu yine son maçta yitirmiştir.
2010-11 sezonunda yine 32 lig maçında forma giymiştir ve kariyerinin 4. lig şampiyonluğuna ulaşmıştır.
2011-12 sezonu Fenerbahçe için sancılı başlamış ve sezon sonuna kadar öyle devam etmiştir. Birçok yabancı futbolcu (Emenike, Lugano, Santos, Niang, Güiza) kulüpten ayrılırken o, diğer arkadaşları gibi takımdan asla ayrılmayacağını ve mücadelelerini sonuna kadar devam ettireceklerini belirtti. Bunun sonucunda harika bir sezon geçirmiştir. 7 Aralık 2011’de Türk Telekom Arena’da fırtına gibi esen Galatasaray ile kötü futbol oynayarak kazanan Fenerbahçe karşı karşıya gelmiştir. Maç beklendiği gibi Galatasaray ataklarıyla başlamış ve maç boyu öyle sürmüştür. Volkan, elinden geleni yapmış, müthiş kurtarışlara imza atmıştır. Fakat Eboué, Elmander ve Melo’nun gollerine engel olamamıştır, Galatasaray karşılaşmayı 3-1 kazanmıştır. Lig boyu 32 maçta forma giymiştir. Fakat asıl patlamayı Süper Final’de yapmıştır. İkinci karşılaşmada Galatasaray’a konuk olan Fenerbahçe maçı 2-1, onun sayesinde kazanmıştır. Maç boyu atak futbol oynayan Galatasaray’ın birçok topunu engelleyen Volkan, Selçuk’un serbest vuruş golüne engel olamamıştır. Fenerbahçe, üçüncü karşılaşmada Şükrü Saracoğlu Stadyumu’nda Beşiktaş’ı konuk etmiştir. Maçın başlarında bir pozisyonda Edú ile çarpışan Volkan’ın dizi yarılmıştır. Maç içinde, devre arasında ve maç sonunda birçok tedavi görmüştür. Bir sonraki maç olan yine Beşiktaş maçında forma giyemeyeceği açıklansa da oynamıştır. Fakat Fenerbahçe maçı 1-0 kaybetmiştir. Son maçta Fenerbahçe, Galatasaray’ı konuk etmiştir. Maç 0-0 sona ermiştir ve şampiyon Galatasaray olmuştur. Ama Fenerbahçe ve Volkan, sezon boyu ayakta alkışlanası bir mücadele örneği göstermiştir. Fenerbahçe, her ne kadar şampiyonluğu kaçırsa da Türkiye Kupası’nı kazanmıştır ve bu da Volkan’ın kariyerindeki ilk Türkiye Kupası olmuştur.

2013-14 sezonunda Volkan
2012-13 sezonunda ilk resmi karşılaşmasını Şampiyonlar Ligi üçüncü ön eleme turu ilk karşılaşmasında Kadıköy’de Vaslui karşısında çıkmıştır. 75. dakikada Antal’ın golüne engel olamamıştır ve maç 1-1 sona ermiştir. İkinci karşılaşmada maç 1-1 iken bir penaltı kurtarmış ve maçı Fenerbahçe 4-1 kazanmıştır. Bu yüzden bir anlamda turu getiren futbolculardan biri olmuştur.
2012-13 sezonu başında Galatasaray ile oynanan TFF Süper Kupa maçının başlarında bir pozisyonda omzu çıkmıştır ve yerine Mert Günok kaleye geçmiştir. Sakatlığı olsa da ameliyatını sezon sonuna ertelemiş ve sezon içinde forma giymek istediğini belirmiştir.Alex de Souza’nın takımdan ayrılmasıyla kaptan olmuştur. Ancak Ocak Ayındaki transfer döneminde Emre Belözoğlu’nun takıma geri gelmesi ile kaptanlığı Emre Belözoğlu’na bırakmıştır ve kendisi 2. Kaptan olmuştur.
25 Nisan 2013 tarihinde Avrupa Ligi yarı final mücadelesinde Benfica’ya karşı Fenerbahçe kalesini koruyan deneyimli eldiven, bu maçla birlikte Avrupa kupalarında 62. maçına çıkarak, sarı-lacivertli ekibin Avrupa kupalarında en çok forma giyen futbolcusu oldu.[1] Bu alandaki rekor daha önce 61 maç ile Brezilyalı oyuncu Alex’te bulunuyordu.

Milli takım kariyeri

Volkan Demirel Türkiye Milli Futbol Takımı forması ile;
2001 yılında 4 kez Türkiye U-20 Milli Takımı’na çağrıldı. Türkiye Milli Takımı’na ilk kez 2004 yılında çağrıldı. Milli takım ile ilk maçına 28 Nisan 2004 tarihinde, Belçika’ya karşı dostluk maçında giydi. Volkan Demirel maça ikinci yarıda Rüştü Reçber’in yerine girdi. Maç 3-2 Türkiye’nin galip gelmesi ile sonuçlandı.

Başarıları
Fenerbahçe
Süper Lig: 2003-04, 2004-05, 2006-07, 2010-11, 2013-14
Türkiye Süper Kupası: 2007, 2009, 2014
Türkiye Süper Kupası ikinciliği: 2013
Türkiye Kupası: 2011-12, 2012-13
Türkiye
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası Üçüncülük
2008 Türkiye Türkiye
Türkiye U-21
Akdeniz Oyunları Yarı Finalisti (Dördüncüsü)
2001 – Türkiye Türkiye Olimpik

Alman Sport Bild dergisi araştırma yapmış ve Volkan Demirel 31.sırada (2009 yılı)

En iyi 50 Kaleci sıralaması şöyle:

Iker Casillas (Spanien / Real Madrid)
Gianluigi Buffon (Italien / Juventus Turin)
Petr Cech (Tschechien / FC Chelsea)
Edwin van der Sar (Holland / Manchester United)
Victor Valds (Spanien / FC Barcelona)
Ren Adler (Deutschland / Bayer Leverkusen)
Igor Akinfejew (Russland / ZSKA Moskau)
Sbastien Frey (Frankreich / AC Florenz)
Jlio Csar (Brasilien / Inter Mailand)
Robert Enke (Deutschland / Hannover 96)
Pepe Reina (Spanien / FC Liverpool)
Tim Wiese (Deutschland / Werder Bremen)
Manuel Neuer (Deutschland / Schalke 04)
Diego Lpez (Spanien / FC Villarreal)
Manuel Almunia (Spanien / FC Arsenal)
Frank Rost (Deutschland / Hamburger SV)
Diego Benaglio (Schweiz / VfL Wolfsburg)
Jens Lehmann (Deutschland / VfB Stuttgart)
Shay Given (Irland / Manchester City)
Hugo Lloris (Frankreich / Olympique Lyon)
Doni (Brasilien / AS Rom)
Artur Boruc (Polen / Celtic Glasgow)
Grgory Coupet (Frankreich / Paris St-Germain)
Logan Bailly (Belgien / Borussia M´gladbach)
Roman Weidenfeller (Deutschland / Borussia Dortmund)
Carlos Kameni (Kamerun / Espanyol Barcelona)
Andrej Pyatow (Ukraine / Schachtjor Donezk)
Jaroslav Drobny (Tschechien / Hertha BSC)
Allan McGregor (Schottland / Glasgow Rangers)
Stipe Pletikosa (Kroatien / Spartak Moskau)
Volkan Demirel (Türkei / Fenerbahçe Istanbul)
Maarten Stekelenburg (Holland / Ajax Amsterdam)
Timo Hildebrand (Deutschland / 1899 Hoffenheim)
Leo Franco (Argentinien / Galatasaray Istanbul)
Heurelho Gomes (Brasilien / Tottenham Hotspur)
Marco Amelia (Italien / FC Genua)
Joe Hart (England / Birmingham City)
Steve Mandana (Frankreich / Olympique Marseille)
Christian Abbiati (Italien / AC Mailand)
Craig Gordon (Schottland / FC Sunderland)
Samir Handanovic (Slowenien / Udinese Calcio)
Tim Howard (USA / FC Everton)
Mickal Landreau (Frankreich / OSC Lille)
Morgan De Sanctis (Italien / SSC Neapel)
Sergio Romero (Argentinien / AZ Alkmaar)
Robert Green (England / West Ham United)
Cdric Carrasso (Frankreich / Girondins Bordeaux)
Helton (Brasilien / FC Porto)
Rui Patricio (Portugal / Sporting Lissabon)
Wladimir Gabulow (Russland / Dynamo Moskau

Ayrıca Fenerbahçe’nin milli file bekçisi Volkan Demirel,

Dünyanın en pahalı kalecileri  listesinde 9 milyon Euro ile  20. sırada yer aldı.(2010) 

 

Fenerbahçe’nin tribünden gelen fanatik taraftar kalecisi..Volkan!

Bir deli oğlan Volkan !

Cesur,yiğit adam gibi adam Volkan !

Orası ayrı burası ayrı oynamayan sapına kadar Fenerbahçe’li VOLKAN !

Reklamlar

EY UEFA ! SEN BİLE KÜÇÜK GELİRSİN FENERBAHÇE TARAFTARINA

Posted in ayhan çelik, aziz yıldırım, fenerbahçe, haramiler, saadettin saran, saltanat, sarı laci çubuklu with tags , , , , , , , , , , on 05 Mar 2013 by ayhancelik

AuVkrcECEAI1bDy

 

FENERBAHÇE, kuruluşuna bilfiil teriyle, kanıyla ve canıyla katıldığı Türkiye Cumhuriyeti topraklarında, 1907’den bugüne dek 9 branşta ve 3000’e varan sporcusu ile ülke gençliğine spor imkanı sağlayan bir spor kulübüdür. Kulübümüzün gelişimi ve faaliyetleri ile ilgili detay bilgileri http://www.fenerbahce.org adresinde bulabilirsiniz. 
2010-2011 sezonu sonunda hakkımızla aldığımız şampiyonluk, siyasi olarak maruz bırakıldığımıza inandığımız bir şike ithamı ile, lekelenmeye çalışılmaktadır. Ülkemizde spor her dönemde siyasi güçlerin kullanmaya çalıştığı bir araç olagelmiştir. Son dönemde de bu güç dengeleri içerisine çekilmeye çalışılmış, ancak ortaya çıkan direnç Fenerbahçe’nin siyasi yelpazenin herhangi bir yerinde değil, ancak Türk insanının kalbinde ve Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün çizgisinde yer alacağını ortaya koymuştur. İçine çekildiğimiz bu siyaset ve rant girdabı bir yana, UEFA başkanı bay Platini’nin de belirttiği gibi, bu sürecin başında ulusal sınırlardan öte Avrupa’da büyüyen bir Fenerbahçe vardır. Başarı, ekonomik güç ve hedefler açısından ulusal rakipleriyle giderek açılan uçurum, Fenerbahçe’nin büyümesine karşın rakiplerinin iflas noktasına gelmesi gibi gerekçeler, bugün Fenerbahçe taraftarına yaşatılan acıların gerçek sebebidir. “Şike Zanlısı” olduğumuz gerekçe gösterilerek Şampiyonlar Ligi’ne alınmazken, aynı dosyanın bir diğer zanlısı olan Trabzonspor’un “şikeci ama temiz” hükmüyle bu organizasyona dahil edilmesinin temelinde de kaç ayağaı olduğunu bilemediğimiz bu komplo vardır. Bugün Galatasaray CEO’su olarak görev yapan kişinin o tarihte Türkiye Futbol Federasyonununda hangi görevde bulunduğu ve “şike süreci”nde nasıl bir rol üstlendiği incelendiğinde gerçekler daha net ortaya çıkmaktadır.
FENERBAHÇE Spor Kulübü ülke içerisinde çok büyük bir taraftar potansiyeline sahiptir. 
3 Temmuz komplosu sürecinde kulübümüze yapılanların SPORTİF olmadığına inanan taraftarımız, bir ksıım medyanın da provokasyonu sonucunda Shaktar Donetsk ile yapılan hazırlık maçında sahaya girmiş, ancak bu protesto kesinlikle rakip sporculara veya futbolun diğer asli unsurlarına yönelik bir eylem içermemiştir. Yine de bu kapsamda verilen ceza makul karşılanmaktadır. 3 Temmuz sürecinde taraftar ile yönetimin birlikteliği camiayı kenetlemiş, bütün yaşanan zulme karşı haklı bir direniş ortaya çıkmıştır. Ancak bu komplonun failleri birlikteliği bozmadan direnişi kıramayacaklarını, Aziz Yıldırım’ı bertaraf edemeyeceklerini fark edince, bireysel hesaplarını Fenerbahçelilik’ten önde tutan bazı tribün liderlerini kullanarak taraftarı bölme gayretine girişmiştir. Olympique Marseille maçında yaşananlar komplonun bu şekil değiştirmiş halinin bir sonucudur.

Bu ceza nedeni ile seyircisiz oynanan Bate Barisov maçında bu kez ekte resmini bulacağınız mimarideki stadımıza dışarıdan provokasyon amaçlı işaret fişekleri atılmıştır. Herkes tarafından temin edilemeyecek derecede pahalı olan ve onlarcası organize şekilde stad içerisine doğru fırlatılan bu işaret fişeklerini atanların, yani komplo tetikçilerinin büyük bir kısmı FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ yönetimi ile İstanbul Emniyeti’nin ortak çalışması sonucu belirlenmiş, 10 tanesi de 05.03.2013 itibariyle tutuklanarak adliyeye sevk edilmiştir. 
Sorumlulukları stad içiyle sınırlı olan Kulübümüzün stad dışarısında, staddan yüzlerce metre uzakta emniyet sağlayacak bir kolluk gücü bulunmadığını, FENERBAHÇE’nin emniyet gücü değil, yalnızca bir spor kulübü olduğunu hatırlatarak sormak istiyoruz: Seyircisiz oynanan Fenerbahçe-Bate Borisov maçında stad içerisinde alınması gereken tedbirler açısından FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ’nün herhangi bir eksikliği var mıdır?
Verilen bu son cezaya ve “iki yıl sizi Avrupa’ya almayız” tehdidine itiraz ediyor, hiçbir şekilde FENERBAHÇE ile ilgisi olmayan bir suçun cezasının FENERBAHÇE’ye isnat edilmesinin adaletsizlik olduğunu, iki yıldır her kulvarda üzerine gelinen, kuşatılan ve zulmedilen FENERBAHÇE taraftarının artık sabrının taştığını haykırıyoruz.
Yaşamdan tek beklentisi, sığındığı son liman FENERBAHÇE olan insanların FENERBAHÇE’den başka kaybedecek bir şeyinin olmadığını, 
Tüm spor dünyasının bilgisine sunuyoruz.

KAYNAK: http://www.ulucinar.org/index.php

Biz, http://www.sarılaciçubuklu.com isimli web sitesi altında buluşmuş FENERBAHÇE taraftarlarıyız.

 

FENERBAHÇE BİTİRİLMEK Mİ İSTENİYOR ?

Posted in adıkonamaz, ayhan çelik, Aykut Kocaman, aziz yıldırım, basketbol federasyon başkanı, devrim muhafızları, dostlarım, erman toroğlu, fenerbahçe, haramiler, http://groups.google.com.tr/group/Fenerant, leydi, lig tv, nihat genç, röportaj, saltanat, sarı laci çubuklu, şansal büyüka with tags , , , , , , , , , , on 13 Ara 2012 by ayhancelik

229010_173633692693998_126147860775915_444834_3081780_n

 

Fenerbahçe için sanki yeni bir oyunun dizayn edildiğine şahit oluyor herkes. Yeşil sahadaki ve etrafındaki güç sahipleri, kulübe ödettirdikleri bedelleri yeterli bulmamış olacaklar ki; taraftarın dişinden tırnağından artırdığı 3-5 kuruşuyla yapılan birçok tesis ile ilgili yeni yaptırımlara ihtiyaç duydular herhalde.

 

2011 yılı Fenerbahçe için çok güzel geçiyordu. Takım sezonu şampiyon olarak tamamlarken, en büyük rakibi ligi ancak orta sıralarda bitirmeyi becerebilmişti. Tüm hazırlıklar yeni sezonda direkt katılınılacak olan şampiyonlar ligi için yapılıyordu. Bu heyecanla transfer mevsimine çok hızlı bir giriş yapılmış, ilk defa birçok futbolcunun işi, ligin bitiminden hemen sonra halledilmişti.

Sıra, takımın kalitesini daha da yukarılara taşıyacak, isim yapmış yabancı transferlere gelmişti. Avrupa didik didik edilip, adından çokça bahsettirecek birkaç isimle görüşmelere başlanmıştı ki, Türk futbolunun özellikle de Fenerbahçe’nin altına dinamit koyan 3 Temmuz süreci patlak verdi.

Gözaltılar, tutuklamalar ve duruşmalar derken, zor günler geçirmeye başlayan Fenerbahçe, futbolda yıllardır büyük emeklerle kurduğu takım iskeletini dağıtmak zorunda kaldı. Ekonomik sebeplerden dolayı gidenlerin yerine aldığı kalibresi biraz daha düşük birçok oyuncuyla, kendisi için hazırlanan tüm kötü koşullara rağmen, yarım puanla şampiyonluğu kaçırdı.

Aziz Yıldırım’ın hapisten çıkıp, kulübün başına geçmesiyle, futbol takımı yeni bir yapılanma içerisine girdi. Yapılan kaliteli transferlerin uyum sorununu aşması ve birlikteliğin sağlanmasıyla bu geçiş daha da hızlı atlatılacak gibi. Aykut Kocaman geçmişte başardıkları ile bunun da altından kalkabileceğini göstermektedir. TFF ve kurullarının almış olduğu yanlı ve dengesiz kararlar bu sürece sekte vursa da, kulüp bu sürecin de üstesinden gelecektir.

3 Temmuz öncesi ve sonrasında bütün bunlar olurken, Fenerbahçe için sanki yeni bir oyunun dizayn edildiğine şahit oluyor herkes. Yeşil sahadaki ve etrafındaki güç sahipleri, kulübe ödettirdikleri bedelleri yeterli bulmamış olacaklar ki; taraftarın dişinden tırnağından artırdığı 3-5 kuruşuyla yapılan birçok tesis ile ilgili yeni yaptırımlara ihtiyaç duydular herhalde. Daha saha içi bitmeden, saha dışı operasyon da başlatılmış oldu böylelikle.

Önce Ülker Sports Arena’nın imarından dem vurdular yalan belgelerle televizyon köşelerinde. Sanki İstanbul’un bütün binaları imarlıymış gibi. Arkasından peşi sıra; Şükrü Saracoğlu’nun önündeki kaldırım için 300 bin lira kira istenmesi, Fenerbahçe Koleji’nin Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilmesi ve Samandıra Can Bartu Tesisleri arazisi ile ilgili yargı kararı haberleri medyada yayıldı. Son olarak da Fenerbahçe Konukevi için Milli Emlak Müdürlüğü’nün 1.2 milyon TL gibi yüksek bir kira bedeli istemesi gündemi meşgul etmeye başladı.

Her icraatında ülkeye yeni tesislerin yapılmasını teşvik eden ve devletin kaynaklarını sporun hizmetine sunan bir başbakanımız varken, bazı işgüzarların rüzgarın yönüne göre hareket edip, 100 yılın üzerinde bu ülkeye hizmet etmiş kurumlara zarar vermeye çalışması, insanların gözünden kaçmıyor. Hele de Fenerbahçe taraftarı bütün bu olanları hayret ve şaşkınlıkla izliyor.

Kulüplerine yönelik yapılanlara karşı, geleceğe dönük bir çok tepki metodu geliştiren sarı lacivertli taraftarlar; futbolun içerisindeki kötü ve yanlış unsurları değiştirmek için yapıldığı söylenen 3 Temmuz operasyonunun ve devamında yaşananların, aslında sarı lacivertli kulübü yangın yerine çevirmeye çalışan bir harekat olduğundan zerre kadar tereddüt etmiyorlar, tüm bu gelişmeleri gördükten sonra…

Kaynak:

MEHMET ILGAZ / ROTAHABER

mehmetilgaz@outlook.com

www.twitter.com/mehmedilgaz

SPONSORLUK ŞİKESİ BÖYLE YAPILIR !

Posted in adıkonamaz, ali şen, Aykut Kocaman, aziz yıldırım, basketbol federasyon başkanı, boxer dergisi, devrim muhafızları, dostlarım, fenerbahçe, haramiler, http://groups.google.com.tr/group/Fenerant, lig tv, nihat genç, röportaj, saadettin saran, saltanat, sarı laci çubuklu, transferler, turgay demirel, şansal büyüka with tags , , , , , , , , , , , , on 20 Kas 2012 by ayhancelik

Aziz Fenerbahçeli ‏@muhalif_kanarya arkadaşımızın önemli tweetlerinden derleme:

İYİ GECELER… DENİZBANK/Galatasaray/DEXİA/SBERBANK ve son olarak Manchester Aşk Üçgeni nasıl oluşmuş bir göz atalım

2005 yılında Özhan Canaydın GS için DEXİA’ya Kredi Başvurusunda bulunuyor, Ancak Ünal Aysal’ın Belçikadaki Lobisinin etkisiyle Kredi Başvurusu Reddediliyor.

DEXIADAN sonuç alamayan Özhan Canaydın Kişisel ilişkilerinin iyi olduğu ZORLU HOLDİNG ile temasa geçiyor. Ve Kredi Başvurusu yapıyor.

12/04/2005 Tarihinde Özhan Canaydın Zorlu Holding Yönetimindeki DENİZBANK’tan 35 Milyon Dolar Kredi Aldı .

Daha Sonra Zorlu Holding Galatasaray ile Sponsorluk anlaşması yapıyor ve ilk önce Basketbol Takımına Zorlu holding Sponsor oluyor

Zorlu Holding ile olan Sponsorluk kapsamında Vestel GS Notebook üretimine geçiyor. Ve Hakan Balta Bedelsiz GS ye Transfer oluyor

Bu ilişkilerin sağlam olması nedenlerinin Biride Hala Aktif olarak Denizbank Genel Müdürlüğü yapan Hakan Ateş sıkı bir Galatasaray Taraftarı

Bütün Bu olaylardan Sonra Dexia’ya rekor bir ücretle Denizbank’ı Satın Alıyor. ( Daha Önce Özhan Canaydın ın Kredi Başvurusunu REDDETMİŞTİ)

Ünal Aysal’ın Büyük Lobisinin Olduğu BELÇİKA Dexia Ne Tesadüftür ki GS nin Kredi Aldığı DENİZBANK ‘ı satın Alıyordu.

Dexia Avrupa piyasalarında Enerji sektöründe hizmet veren şirketlere destek olması ile bilinen bir BANKADIR. ( TESADÜFE BAKIN ÜNAL AYSAL ENERJİ İŞİNDE)

ÜNAL AYSAL Hakan Ateş Aracılığı ile 1 taşta 2 kuş vuruyordu. ENERJİ VE GALATASARAY

VE ne tesadüftür ki Denizbankı Satın Almak için Gelen BELÇİKALI heyet LES OTTOMANS OTELDE Hakan Ateş Eşliğindeydiler. (LES OTTOMANS= ÜNAL AYSAL)

Özhan Canaydın’ın diğer bir kredi aldığı Banka ise DIŞBANK’dı ve daha Sonra FORTİS Satın aldı Dışbank’ı

Ve Ne TASADÜFTÜR ki Şu An DEXIA CEOSU olan Karel De Boeck DIŞBANKI alan FORTİS in CEOSUYDU.

DEXIA Yönetimindeki DENİZBANK Her yıl GS sportif AŞ ye Yardımlar Yapıyor ve GS BONUS KART projesini hizmete sunuyordu.

Hatta TT Arena açıldıktan sonra VIP LOCALARIN büyük kısmı Denizbank tarafından pazarlanıyor ve KREDİ sağlanıyor

Daha Önce Dexia’da yöneticilik yapmış Jean Luc Dehaene şu anda UEFA FINANSAL KONTROL BİRLİĞİ başkanıdır.

Ayrıca Jean Luc Dehaene Eski Belçika Başbakanı ve Dexia Bankın CEO’suydu

İçlerinde Fenerbahçe’ninde bulunduğu 23 kulüp hakkında UEFA gelirlerini dondurma kararına imza atan da Jean Luc Dehaene’nin kendisidir

DEXIA Mali açından zorlanınca , 28/10/2012 tarihinde Dexia Denizbank’ı Rus Sberbank’a satmıştır.

Sberbank Enerji Sektöründe hizmet veren şirketlere kredi olanakları sağlayan Rus Devlet bankasıdır (TESADUFE BAKIN ÜNAL AYSAL ENERJİ SEKTÖRÜNDE)

Ayrıca Denizbank Satışı için aracı olan Deutschebank için ESKİ Galatasaray Yöneticisi Mete Başol devrede olduğu da dedikodular arasındadır.

Mete Başol Geçmişte Deutschebank ‘ta CEO LUK yaptı, Ve Şu anda ANADOLU Holdingte YK ÜYESİ ve Denetim Kurulu başkanı.

Anadolu Holding Chevrolet Türkiye Distribütörüdür. ( NE TESADÜFTÜR Kİ CLUJ BASKANI ARPAD PASZKANY CHEVROLET ROMANYA Distribütörüdür)

SBERBANK Bu Satış gerçekleştirdikten sonra Denizbank’ın ilk Rus müşterisi ROSATOM olmuştur.

Rosatom devlet bazlı çalışan nükleer enerji ve uranyum üzerinde çalışmaları bulunan Rus şirketidir

Rosatom Çalışmaları için 500 milyon Dolarlık bir krediyi Deutsche bank aracılığı 12 bankadan alıyor. (EN önemlisi ROSBANK)

Rosbank’ın bir yöneticisi dikkat çekici Olga Smordskaya , Lokomotif Moskova Takımının başkanı

Ve Başka Bir TESADÜF daha LOKOMOTİF MOSKOVA Sercan Yıldırım Ve Burak Yılmaz’dan son dakikada vazgeçti. 2si de GS DE OYNUYOR

Lokomotif Moskova’nın Sponsoru RZD ( Rus Devlet Demir yolları ) Sberbank RZD ye 1,2 milyar dolarlık bir kredi sağlamıştır.

Bu Tesadüfte kayıtlara geçsin Belçika’da 3 Nükleer Santral Kapatılıyor. Türkiye’de 3 Nükleer Santral Açılacak.

Bu Kadar TESADÜF varken BİR DE DENİZBANK’IN Manchester UNITED a (GS maçından bir gün önce) Sponsor olması ve MAN UNI ‘nin yedeklerle gelmesi de TESADÜFTÜR

Zaten Söz konusu Galatasaray olunca    HERŞEY TESADÜF OLUR…VE  ANLAYAN ANLAR

GALATASARAY BİR AMAÇ DEĞİL BU SERMAYE GRUPLARI VE TRUVA GS BAŞKANI İÇİN SADECE BİR ARAÇ…

http://tl.gd/k2k488 · Reply

AZ KALDI !..BAŞARACAĞIZ !

Posted in adıkonamaz, ali şen, ayhan çelik, Aykut Kocaman, aziz yıldırım, basketbol federasyon başkanı, devrim muhafızları, fenerbahçe, haramiler with tags , , , , , on 19 Kas 2012 by ayhancelik

Birilerini yıpratarak kolayca menfaat sağlanabilen düzenin gazetecileri olarak, bize sunulan en büyük fırsat olan 3 Temmuz’da başlayıp öyle azim ve kararlılıkla çalıştık ki, zaten önümüzde dağ olsa duramazdı.

Eşkâl tespit fotoğrafından, şike paraları el değiştirirken görüntüler olduğu yalanına; Alex’in şikeden haberdâr olduğu iftirasından  şikeyi kanıtlayan ses kayıtları olduğuna kadar aklımıza ne gelirse yazdık, konuştuk…

Bu konuda tevâzu gösteremeyeceğiz. Fenerbahçe aleyhine kullanabileceğimiz hiçbir fırsatı kaçırmadık. En ufak haberi bile ‘vurabileceğimiz’ kıvâmda size sunduk. Fenerbahçe’deki sakat oyuncuların pek tabiî olarak maç kadrosunda olmamasını meselâ, “6 oyuncu kadro dışı” diye verdik; sanki dünyâya göktaşı düşecekmiş gibi bir görselle.

Fenerbahçe’nin başarısızlığını bekledik iştahla. İki maç üst üste puan kaybı yaşandı mı, her maçtan sonra Kocaman’a “İstifâ var mı?” diye sorduk, “Beceremiyor” diye yazdık.

Bize böyle nâzik adamlar yaramıyor. Yukarıda da dedik ya; bu düzenin gazetecisiyiz biz. Puan kaybı yaşadığı her maçın ardından ortalığı ayağa kaldırana, bize doğru dürüst muâmele etmeyene, “Onu çekme bunu çek” diye edep yerini gösterene saygıda kusur etmeyiz de; tam aksi karakterde olana yılmadan vururuz.

Aykut Kocaman, öyle hakem hatâsı yapıldığında öfke kusacak adam değildi. Üstüne gide gide bu hâle getirdik. Hattâ bir cümle çıktı dün ağzından; “İnsanın futbolu bırakası geliyor” diye. Demek ki az kaldı. Biraz daha çabalarsak, Türk futbolundaki seviye ortalamasını yükselten bir adamdan kurtulacağız.

Sizi de unutmamak lâzım. Söz konusu Fenerbahçe’ye ‘vurmak’ olduğu zamân,  Sarı-Lacivert’e gönül verdiği hâlde her dediğimize inanan taraftarları…

Çaktırmadan yolumuza devâm edelim.

İnancımız tam.

Başaracağız!

Gökay Akgün / Fanatik.com.tr

gokay.akgun@fanatik.com.tr

 

Güle güle Comandante!

Posted in fenerbahçe, haramiler, saadettin saran, sarı laci çubuklu with tags , , , , , on 14 Eki 2012 by ayhancelik

 

 

Bir Gençlerbirliği maçıydı, ılık bir yaz gecesinde

 

Her sezon başı olduğu gibi sahada ne yaptığını bilmeyen, güzel bir başlangıç yapma telaşında iki ekip vardı. Orta sahadaki boğuşma sonucunda son on dakikaya girerken tabelada 1-0’lık Gençlerbirliği üstünlüğü vardı. Hepimizin “yine mi?” diye sorduğu ve “önümüzdeki maçlara bakacağız” ya da “zaten lig uzun bir maraton” klişelerine hazırlandığı bir sırada kısa boylu, kel kafalı, esmer bir adam sazı eline aldı ve “bildiğiniz klişeleri unutun, ezberlerinizi bozun” dedi. Yumuşacık bilekleriyle kıvrıla kıvrıla atacağı nice golün fragmanını seyrettirdi. O maçtan Fenerbahçe üç puanı ve 21. Yüzyılın ilk efsanesini kazanarak çıktı: Alex de Souza!

 

Böyle tanıştık seninle Kaptan. Senin için “Alex Fenerbahçe’ye mi gelecekmiş? Yok daha neler?” diyenler önce şaşakaldı. Sonra derhal maçta koşup koşmadığını, çağdaş futbolda senin tipinde oyunculara yer olup olmadığını, 100 km’ye çıkış süreni ve bilimum gerekli özelliklerini tartışmaya başladılar. Onlar tartışadursun, sen sessiz sedasız asistlerinle, gollerinle gönüllerimize kenar süsleri nakşetmeye devam ettin.

 

Tartıştılar sürekli: “Alex madem bu kadar iyiydi, neden Real Madrid almadı?”. Ya da her sezon senden on tane edecek bomba adamlar getirdiler rakiplerimize, saymakla bitmez: Felipe, Ricardinho, Delgado, Batista, Emerson, vs vs. Ama sonra anlaşıldı ki bu adamların hepsini toplasan da, çarpsan da, karesini bile alsan BİR ALEX DEĞİL!

 

Aradan yıllar geçti. Zaman zaman nükseden “medyanın gazına gelme” hastalığıyla taraftarının seni incittiği de oldu. Ama bu taraftar sana olan sevgisinden zerre kadar eksiltmedi, hep üstüne koydu. Gün geldi, “artık Alex gidecek” dendi, hepimiz boğazımızda yumrularla dolaştık günlerce. Zihnimizden sürekli kovmak istesek de, bizlere veda edeceğin maç ve son kez el sallaman geçti gözlerimizden, içimize içimize ağladık. Fark ettik ki, çok sevmişiz seni be Kaptan, hem de çok!

 

Sonunda hangi noktaya gelmiş olursak olalım, bugün senin ve Aykut Kocaman’ın adı etrafında ne kadar bölünmüş görünürsek görünelim, Fenerbahçeli’ nin yüreği de kocamandır. Hepinize yetecek sevgi vardır. Hatta bu yüreklere senin yanında sevgili ailenin, çocuklarının da resmi, ismi kazınmıştır. Sen giderken ardından gözyaşı dökecek binlerce, belki milyonlarca insan bir ömür boyu sizin mutluluğunuz için dua edecektir. Tıpkı senin de binlerce kilometre uzakta Fenerbahçe için dua edeceğin gibi.

 

Şarkıdaki gibi: “Bu gece son, biraz sonra bu kapıdan son kez çıkıp yine kendimi vuracağım yollara. Kim bilir kaç kere ıslanacak yüzüm? Elimi tut, düşman olma, ne olur parça parça olmasın içimiz”.

 

Mutlu ol Kaptan, iyi bak kendine. Ne olur gözün arkada kalmasın. Uzun uzun seneler var önünde.

 

Hayat devam edecek. Yeni kadrolar kurulacak, yeni sezonlar oynanacak.

 

Yeni kaptanlarımız, yeni efsanelerimiz olacak. Belki onların da arkasından gözyaşları dökeceğiz.

 

Ama Kaptan Alex De Souza’nın gülüşünü hep özleyeceğiz.

 

 

 

Unutma bizi, Unutama bizi!

HASTA LA SIEMPRE COMANDANTE!

 

Yazar: Resneli Niyazi

Link: http://www.ulucinar.org/haberler/article189/hasta-la-siempre-comandante

ŞİKE,ENERJİ SEKTÖRÜ,GALATASARAY,UEFA,NATO VE….KUMPAS !

Posted in adıkonamaz, ali şen, Aykut Kocaman, aziz yıldırım, boxer dergisi, devrim muhafızları, dostlarım, fenerbahçe, haramiler, http://groups.google.com.tr/group/Fenerant, KEREM GÖNLÜM DE DOPİNG, lig tv, nihat genç, röportaj, saadettin saran, saltanat, sarı laci çubuklu, serkan sağlam, transferler, turgay demirel, şansal büyüka with tags , , , , , on 23 Tem 2012 by ayhancelik

UEFA Genel Sekreteri Gianni Infantino, geçen yaz Türkiye’de şike iddiaları soruşturması en alevli günlerindeyken, UEFA adına konuşan tek kişiydi. Öyle görünüyor ki İtalyan futbol adamı, 2010-11 Türkiye Süper Ligi Şampiyonu Fenerbahçe’nin; TFF’nin yalnızca medyada yer alan iddialar karşısında İstanbul takımına savunma hakkı vermediğini göz ardı ederek ve mahkeme tarafından verilen gizlilik kararını ihlal ederek, şampiyonlar ligine alınmamasında aktif bir rol oynamış göründu.

O dönem iddialara delil olarak gösterilen “kesin bulguların”; Aralık ayında asıl iddianame açıklandığında gerçekdışı olduğu ortaya çıktı.

Infantino sadece TFF’ye tehdit edici bir mektup yollamakla kalmamış, aynı zamanda CAS’taki iki Türk Hakiminden biri olan Kısmet Erkiner’in, Fenerbahçe’nin CAS davasındaki UEFA’nın CAS ifadesinden ortaya çıkardığı şekilde; UEFA Baş müfettişi Pierre Cornu’yu da – yasal olarak bilgi almanın mümkün olmadığı bir dönemde – savcı ile görüşmek için Türkiye’ye göndermişti.

Bay Infantino’nun isminin, özellikle bir Türk klübü, Galatasaray’ın, başkanı ve asbaşkanı tarafından sıklıkla anılmasının nedenini merak ederek İtalya’daki isimlerinin yazılmasını istemeyen bağlantılarımizla birlikte bir araştırma yaptık. Gianni Infantino Napoli ve Milan klüplerine ve aynı zamanda resmi bir bağı olmasa da bazı büyük şirketlere yakın bir isim. Sıklıkla bu şirketler için lobi
faliyeti ve danışmanlık yapıyor. Juventus taraftarları arasında sevilmeyen Infantino, sürekli Juventus’un karşısında, ve Milan klüplerine ve şirketlerine yakın duruyor.
Bu Milan şirketlerinden birisi genel merkezi Milan’dan 120km uzaktaki Genoa’da bulunan ve Milan’da ofisleri olan Ansaldo Energia. İtalya’daki bağlantılarım UEFA Genel sekreterinin düzenli olarak Ansaldo Energia şirketinin organizasyonlarına katıldığını söylediler. Yakın zamanda, 10 Şubat 2012 Cuma günü, Infantino Ansaldo Energia’nın Hotel Principe di Savoia’daki organizasyonunda görülmüş. Inter Milan başkanı Massimo Moratti ve eski AC Milanlı İtalyan futbolcu Paolo Maldini de bu organizasyona katılanlar arasındaymış.

Ansaldo Energia ile ilgili ciddi şüphe, “Ansaldo Energia’nın Türkiye’de 640 milyon Euroluk bir anlaşma ile 865 MWlık CCGT santrali kurmak ve işletmek işine imza atmış olmasıyla başlıyor. Proje, performans tabanlı, tamamlanınca ödemeli ve uzun vadeli hizmet sözleşmeli bir proje. Ansaldo Energia, proje için
kurulan özel amaçlı Yeni Elektrik Üretim AŞ. Şirketinin %40’ına 86 milyon Euroluk yatırımla küçük ortak konumundayken, büyük ortak Unit Investment N.V. şirketi.”

Unit Investment N.V. şirketinin sahibi ve yönetim kurulu başkanı; Galatasaray klübünün de başkanı Ünal Aysal. Hem Ünal Aysal hem de klüp asbaşkanı Adnan Öztürk bu süreçte UEFA’nın, klübün en büyük rakibi Fenerbahçe’ye ceza vermesi için yaygara koparmışlardı.
Ama konu bu kadar değil. Ansaldo Energia, Finmeccanica First Reserve Corporation şirketler grubunun bir iştiraki. Finmeccanica ise, ileri teknoloji sektöründe bir sanayi devi ve doğal olarak Türk hükümetinin olur vereceği büyük projeler arayışında. Şirket Türkiye’yi “Potansiyel bir pazardan ziyade
birinci ve en önemli sanayi ortağı” olarak tanımlıyor ve ekliyor:

“Geçtiğimiz yıllarda, grup şirketlerimiz Türk iş ortakları ile savunma, güvenlik ve kamu sektörlerine genişleyen sağlam bir işbirlikteliği oluşturdular. İş birliktelikleri,askeri ve ticari helikopterlerden, eğitim ve sahil güvenlik uçaklarına, hem hava trafik kontrol hem hava savunma radarlarına; haberleşme sistemlerinden yer izleme uydu sistemlerine, gemi sistemlerine, şehir tren ve tramvaylarına kadar geniş bir iş alanını kapsıyor.”

Bu projelerden birisi İtalyan holdingin iştiraki AgustaWestland’ın, Amerikalı Sikorsky Aircraft’a Nisan 2011’de kaybettiği Türkiye’nin 3,5 milyar dolarlık helikopter alım ihalesiydi. O zamanlar çok konuşulan bir söylentiye göre, uzun süredir NATO taşeronu olan Aziz Yıldırım da ihaleyi kazanan konsorsiyum
içinde olduğuydu. Başbakan tarafından ihaleden çekilmesi istenmiş ancak kabul etmemişti. Bu söylentiler onaylanmamış olsa da, tarihler iddialarla uyuşuyor. 21 Nisandaki ihale teklifleri öncesi 19 Nisan’da Yıldırım Başbakan’ı ziyaret etmişti. Ayrıca Amerikan şirketleri vasıtasıyla NATO ile uzun vade
ilişkisi bulunan ve bu işte tecrübesi bulunan Aziz Yıldırım, bu büyük projelere girmek isteyen hükümete yakın şirketler için bir engel olarak görülmesi de mümkün.

UEFA’nın içindeki taraf olma potansiyeli yüksek kişiler hakkındaki bilgiler göz önüne alındığında bunlara direkt ve belki de hukuksuz olarak Fenerbahçe’yi cezalandıran 2 kişi de eklenmeli, kulüp taraftarlarının bir bildirisinde söylediği gibi; UEFA’nın Türkiye’deki şike davası ile ilgili vereceği karar, öncelikle çok dikkatli ve titizlikle alınmış, ve ayrıca çok detaylı bir soruşturma sonucunda çıkmış olmalı.
Çünkü Temmuz 2011’den beri bu süreci garip biçimde bizzat kendileri yönetiyor.

%1 bile “temiz”olma ihtimali yok diyenlerin su anki ruh halleri nasil aceba ?
Fenerbahce ye Yargisiz infaz yapanlar? Basın yoluyla ulkeye toptan ceza gelecek sacmaligini aylarca televizyonlarda gazatelerde mansetlerine tasiyanlar ve onlara bu haberleri yaptiranlar ?
Sorulmasi gereken ve cevap bekleyen o kadar soru varki….
Komik bile olamayan hayal urunu sahte UEFA mektuplari,”uefa daki bir dostum”cumlesi ile baslıyan fantazi urunu manşetler ve susmak bilmeyen agizlar…
105 yillik bir camia ile sahada bas edemeyeceklerini anlayan zihniyetin elcileri HELVACI ve ARIBOGAN’in TFF deki gorevleri, neden istifa ettikleri ve su anda nerde ve hangi görevlerde oldukları ise aslinda “Ahlak” sinirlari altında kalan bir durum…CAS Davasinin acilmasina sebeb olan karar bu “elcler”in yuzunden alinmadi mi?

Dusundurucu ve ayni zamanda cevabi cok basit olan bir “tesaduf “ ise UEFA ile ilgili degerli TURK basinimizda cikan her haberin de Galatasaray li muhabir ve yazarlar tarafindan kaleme alınmasi…Televizyonlarda Ahlak , terbiye ve insanlik sinirlarini asan agizlarda salyalarin masalara damladığı programlarda, Fenerbahce ve meshur UEFA sopasini yapilan “cacik”programlarda dile
getiren her sahsiyetin Galatasaray kokenli yada taraftari olmasi ise isin diger bir yani…

SON SOZ : VE UNUTULMAMASI GEREKEN İKİ GİZLİ KAHRAMAN ; (!)

Galatasaray eski dis iliskiler sorumlusu METE RAZLIKLI ve Yonetim Kurulu Uyesi SEDAT DOGAN BU IKI ISIM DE GEÇTİĞİMİZ DÖNEMDE UEFA İLE İLGİLERİ ALAKALARI OLMADIKLARI HALDE BİZZAT

HAŞIR NEŞİR OLAN,ÜLKEDEKİ EN BÜYÜK RAKİPLERİNİ ÜLKE DIŞINDA KUYULARINI KAZMAKLA GÖREVLENDİRİLMİŞ İSİMLER….

MUSTAFA ODUNCU/Cumhuriyet

%d blogcu bunu beğendi: