Galatasaray’da Eski Türkiye Yeni Türkiye kavgası



271733

3 Temmuz 2011 tarihi Fenerbahçe’de deprem etkisi yaptı. Bu etki aradan geçen iki yıla rağmen hâlâ devam ediyor. Fenerbahçe’nin yaşadığı bu sıkıntılı durum 2008-2011 arası Türkiye Ligi’nde kötü sezonlar geçiren Galatasaray için bulunmaz fırsat oldu.

Başkanlığı döneminde başarısız olduğu için ayrılmak zorunda kalan ve gerçek bir beyefendi olan Adnan Polat yerini Ünal Aysal’a bıraktı. Aysal hiç de alışıldık bir başkan değildi. Fanatik bir Galatasaraylı olan Fatih Altaylı eskiden Aysal için kolay hazzedilebilecek şeyler yazmadı. Ama Galatasaray Lisesi ve kulübünün esas kontrolü İnan Kıraç’taydı. Kıraç kendi adamı ve başarılı bir işadamı olan Ünal Aysal’ı adeta yeni başkan olarak atadı.

Ancak Aysal Fenerbahçe’nin de yaşadığı olumsuzlukla yangına körükle gitti ve hiç gereği yokken şike meselesini kast ederek, ‘Bu ateş üfleyerek sönmez’ dedi. Yani Fenerbahçe’nin küme düşmesini istedi. Kulübü toparlaması için de geçmiş başarılarından ötürü Fatih Terim’i göreve getirdi.

Aslında Terim de Aysal da eski Türkiye tipinin adamları. Sadece Aysal ağırlıklı yurt dışında kaldığı için kamuoyunun bildiği biri değildi. Fatih Terim ilk kez Milli Takım’ı Euro 96’ya götürmeyi başardı. Bu başarısı onu Galatasaray Teknik Direktörlüğü’ne getirdi.

İlk yılında açıkça Mehmet Ağar’ın desteğini aldı. Hakemler Ağar’dan korktukları için mesela bir İstanbulspor maçının 98. dakikasında (hayret maç 90 dakika değil miydi) kendini göz göre göre yere atan Arif’in pozisyonuna penaltı verdiler. 1997 yılının şampiyonluk fotoğrafında Mehmet Ağar da vardı. Düşünün bir polis şefinin orada ne işi var? 2000 yılında bir ilk olan UEFA Kupası’nın kazanılması ve 4 yıllık şampiyonluk Terim’in markasını tescilledi. Yani Fatih Terim’i teknik adamlığını tartışmaya ortam kalmadı.

Ünal Aysal da eski Türkiye karakteri ama daha kibar ve klas. Yukarıda dediğim gibi Aysal’ı getiren İnan Kıraç’tı. Ünal Aysal aynı zamanda İnan Kıraç’ın çok yakın dostu Aydın Doğan’ın da enerji alanında iş ortağı… Şimdi bu iki isim Aysal ve Terim birbirine girdi. Galatasaray iki yıldır başarılı olduğu için bu ortaya çıkmıyordu ama Terim’in 1 yıllığına Milli Takım’ın başına geçmesi Aysal’ı çileden çıkarttı. Aysal aslında Terim’den açıkça seçimini yapmasını istiyor. Gördüğüm o ki, Aysal bir başarısızlık anında Terim’i göndermenin planlarını yapmaktadır. Hele ‘eleman’ lafı Fatih Terim için kolay kabul edilebilecek bir şey değil. Son yapılan kongrede bütün GS üyeleri Sedat Doğan gibi bir iki isim hariç İnan Kıraç’ın getirdiği isimler.

Lafı burada çok uzatmadan Rasim Ozan Kütahyalı’ya getirmek istiyorum. 3 Temmuz’dan sonra spor alemine de el atan Rasim Ozan Kütahyalı (ROK) hasta derecede Galatasaraylı olduğu için kulübündeki bu meseleye de el attı. 3 Temmuz’dan sonra Fenerbahçe’nin göçertilmesi için elinden geleni ardına koymadı. Kısmen rakip taraftarlar üzerinde etkili de oldu. Hatta sırf bu mesele yüzünden yayınevimizde çok sert tartıştık. Yayınevi sahibi Münir Üstün buna şahittir.

Beyaz TV’deki çok izlenen futbol programlarında her hafta Fenerbahçe’yi çeşitli bahanelerle doğradı. Bu misyonunu hep ‘Ben Aziz Yıldırım zihniyetiyle mücadele ediyorum. Fenerbahçe güzide bir kulübümüzdür’ diyerek kamufle etti. Aslında düşmanlığı Fenerbahçe’yeydi. ROK benim arkadaşım ama mesele Fenerbahçe olunca kendisini kaybediyor. Yeni doğan ikizlerine Galatasaray zıbını giydirecek kadar fanatik.

Gerçek bir spor adamı olan ve içinden gelenleri söyleyen Ahmet Çakar’ın dediği gibi Doğan Koloğlu ve Hıncal Uluç’tan kalan ‘Galatasaray klanlığı’ bayrağını yeni medyada ROK devraldı. Objektif, başarılı ve sevilen spor sunucusu Ertem Şener’in, Fenerbahçe’nin efsane kaptanı Ümit Özat’ın ve insanlığını yeri geldiğinde futbolun önüne koyan Sinan Engin’in ROK’un Galatasaray klanlığına izin vermeyeceğini sanıyorum. Çünkü ROK’un Galatasaray söz konusu oldu mu yapmayacağı şey yok.

Hükümete muhalif bir adam olan Ünal Aysal’ı hükumetle yakınlaştırmak için elinden geleni yapıyor ROK, Aysal’ı Beyaz TV’de ağırladı ve Aysal’a sürekli Başbakan Erdoğan’ı övdürdü. Ünal Aysal’ın sportif işler başdanışmanı nasıl Bülent Tulun ise siyasi işler başdanışmanı fiilen ROK oldu. Terim ile Aysal kavgasında da şu an Aysal’ı tutuyor ROK. Bu ara sürekli Terim’e yükleniyor. Terim’in avukatı canlı yayına bağlandı, ROK’a isyan etti. Sonrasında Fatih Terim bir basın toplantısında isim vermeden ROK’u hedef aldı. Kulüp içinden gelen iddialara göre Terim, Aysal’a, ‘Rasim’e bu lafları siz mi söyletiyorsunuz?’ demiş ve Ünal Aysal da, ‘Rasim bana değil Başbakan’a yakın. Benim lafımla hareket etmez’ demiş.

Ünal Aysal’la Fatih Terim arasındaki üstü kapalı tartışma nasıl biter bilmiyorum. Bunu zaman gösterecektir. Mesele milli konular olduğunda Terim için akan sular durur. Ama kulübün perde arkasındaki hamisi İnan Kıraç meseleye el atabilir.

Öte yandan aklımı kurcalayan bir diğer soru: Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım söz konusu oldu mu mangalda kül bırakmayan ROK konu Galatasaray çıkarları oldu mu niye bu Ergenekonvari zihniyetlerle yan yana durabiliyor? Kızmasın ama bu hareketleri çok garip ROK’un. Nerede kaldı yeni Türkiye’nin yılmaz savunucusu ROK?

 

Yazar: Cem KÜÇÜK

Twitter.com/cemkucuk55

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: