FENERBAHÇE’NİN KURUCULARINI DOĞRU TANIYALIM.


Kulüp Kurucuları:
Nurizade Ziya Songülen Bey, Osmanlı Bankası memurlarından Ayetullah Bey, Bahriye Mektebi talebesi Necip Okaner Bey, Basra Valisi Hasan Bey`in oğlu Hasan Sami Kocameme Bey, Hindli namıyla anılan Asaf Başpınar Bey…
Kurulduğu Yer: Moda’da Beşbıyık Sokağı 3 numaralı evin alt katı

1894 yılından itibaren, İzmir’den İstanbul’un Kadıköy yakasına yerleşen Lafontaine, Whittall gibi İngiliz ailelerinin fertleri arasında oynanmaya başlanan futbol, çevrenin Türk gençlerince büyük bir merak, heyecan ve gıpta ile seyrediliyordu. Ne var ki, onların böyle bir sporu yapmak şöyle dursun, adını dahi anmalarına olanak yoktu.

Çünkü Padişah II. Abdülhamid’in amansız baskı rejimine göre değil onbir gencin, ikisinin bile bir araya gelmesi saltanat için son derece sakıncalıydı.

Ancak 1907 yılına gelindiğinde Türk gençlerinden Ziya (Songülen), Ayetullah ve Necip (Okaner) gizli de olsa bir futbol kulübü kurmaya karar verdiler. Semtlerinin adı olan Fenerbahçe’yi isim, Fenerbahçe Burnu’ndaki feneri de amblem olarak seçtiler. Kıskançlık ve asaletin timsali Sarı-Lacivert ise takımın renkleri olarak belirlendi.

1908 Meşrutiyeti’nin ilanına kadar çalışmalarını gizlice yürütmek zorunda kalan Fenerbahçe, bu tarihten sonra yürürlüğe giren Cemiyetler Kanunu’yla tescil edildi ve başarıdan başarıya koşacak olan bir büyük camia, Türk sporundaki seçkin yerini almış oldu.

Ziya Songülen

Nurizade Ziya Songülen (1886-1936) Fenerbahçe Spor Kulübü‘nü kuran üç kişiden (Ziya Bey, Ayetullah Bey ve Enver Necip Bey) biridir ve ilk başkanıdır.

Ziya Bey 1886 yılında İstanbul’da dünyaya gelir. Köklü bir Osmanlı ailesinin üyesidir. Ailesi ileri görüşlü, modern ve eğitimli olan Ziya Bey, Halil Rıfat Paşa’dan başlayarak, Server Paşa, Asım Paşa ve babası Suad Bey; sadrazamlık, Kaptan-ı Deryalık, Valilik, Şura-yı Devlet Başkanlığı, Şehreminilik, Adliye Nazırlığı, Hariciye Nazırlığı, Büyükelçilik gibi devlet vazifelerinde bulunan bir ailenin üyesidir. Ağırlıklı olarak Hariciye Nazırlığı ve devleti yurt dışında temsil etme görevlerinde bulunuyorlardı. Suad Bey ve Azize Hanım kendi aile büyüklerinden gördükleri gelenekle, oğulları Ziya’nın çok iyi eğitim almasını sağlıyordu. Okul çağına kadar hem Osmanlı terbiyesi alan, hem de İngiliz mürebbiyelerle yetişip Avrupa usulü terbiye alan Ziya Bey, St.Joseph Fransız Lisesinde eğitimine devam eder.

Burayı bitirdikten sonra yüksek tahsil için İngiltere’ye gider. İstanbul’a dönüşünde; İngilizce ve Fransızcaya hâkim olması, saraya yakın köklü bir Osmanlı Ailesinden olması, ailenin yurt içi ve dışında geniş diplomatik ve dost çevresine sahip olması ve iyi eğitimi nedeni ile Düyun-u Umumiye de vazife alır.

Ziya Bey açık renk saçlı, mavi gözlü, oldukça uzun boyu (1.95-2.00) ve iri yapısı dolayısıyla, arkadaşları arasında “Fil Ziya” diye anılmıştır. Nurizade lakabı, babası Suat Bey’in dedesi Nuri Bey’den kaynaklanır.

Başkanlığı döneminde (1907-1908) Şükrü Saracoğlu Stadyumu’nu, o zamanki adıyla “Papazın Çayırı”nı, 17 altın karşılığında satın almıştır. 1936 yılında beyin kanaması sonucunda vefat etmiştir. Başkan Ziya Songülen ilk kurucu ve ilk başkan olduğu için bugün dahi unutulmamaktadır.

Ayetullah Bey

Ayetullah Bey Fenerbahçe Spor Kulübü‘nün kurucularındandır. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün kurulduğu sırada Osmanlı Bankası‘nda memur olan Ayetullah Bey, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün ilk Genel Sekreteri olmuş, 1908-1909 yıllarında ise bu kulübün başkanlığını yapmış spor adamıdır. Ayrıca ilk Fenerbahçe takımında kaleci ve savunma oyuncusu olarak görev almıştır. Galatasaray Lisesi mezunudur.

Ayetullah Bey, Nurizade Ziya Songülen’in 1908 yılındaki istifasından sonra devralmıştır. Kulübün sıkıntıya düştüğü ve diğer kulüplerle birleşerek güçlenmeyi hedeflediği 1909 yılında Üsküdar ve Pazaryolu Kulüpleriyle yapılan görüşmelerde anılan kuluplerin yöneticilerinin Fenerbahçe’nin adı üzerinde de pazarlığa başlamaları üzerine Ayetullah Bey “Fransa Kralı XIV. Louis ‘L’état, c’est moi-Devlet ben’im” demişti. Ben de Fenerbahçe ben’im diyor ve bu pazarlığı kabul etmiyorum” diyerek kulübün adının ve kimliğinin kuruluşundan henüz iki yıl sonra tarihe karışmasını engellemiştir.

Türkiye’deki 1912-13 yıllarında ortaya çıkan ilk izcilik hareketinde ilk oymak beylerinden olan Ayetullah bey, I. Dünya Savaşı sonlarında iki yıl ülkeyi kasıp kavuran “İspanyol Nezlesi” felaketinin kurbanlarından biri olarak, 1919’da henüz 31 yaşında vefat etmiştir.

Necip Okaner

Necip Okaner, 1892 yılında İstanbul’da doğdu. Fenerbahçe’nin 3 numaralı kurucularındandır. İki yıl defansda oynadı. 1907′de Deniz Harp Okulu‘nu bitirdip deniz teğmeni oldu. 1909′da üsteğmenliğe yükseltilerek Bahriye Nezareti Yaveriliğine getirildi. 1912 – 1913 yılları arasında Kraliyet Donanmasında torpido eğtimini aldı ve yüzbaşı oldu. 1914 – 1916 yılları arasında mayın öğretmenliğini yaptı ve 1916′da Alman Deniz Kuvvetleri (Kaiserliche Marine)’de altı haftalık eğitimini aldı.

Kurtuluş Savaşı sırasında Anadoluya geçti. Karadeniz’de mayın arama hizmetinde bulundu. 1921′de Milli Savunma Bakanlığı Bahriye Dairesi’nde görev yaptı. 1921 – 1922 yılları arasında Fethiye Bahriye Grup Komutanlığına getirildi ve binbaşılığa yükseltildi. 1924 – 1925 yılları arasında İzmir Merkez Liman Reisliğini ve 1925 – 1926 yılları arasında Akdeniz Bahriye Komutanlığını yaptı. Ekim 1926′te istifa ederek askeriyeden ayrıldı.1959 da vefat etti

İstiklal madalyası aldı. Akdeniz deniz kuvvetleri kumandanlığı, sonradan balıkçılık enstitüsü müdürlüğü, Ege dil fakültesi İngilizce profesörlüğü yaptı.

Ayrıca, Asaf Beşpınar Bey,Enver Yetkiner,Fatih Rapid ve Ahmet Egitek  Fenerbahçenin kurucuları arasındadır..Yine kurucular arasında görülen Galip Kulaksızoğlu ile alakalı bilgi aşağıda detaylı verilecektir.

Küçük bir bilgi; 1907′de Fenerbahçe doğarken, kurucu başkan Ziya (Songülen) Bey 21, ikinci başkan Ayetullah Bey 19, Necip (Okaner) Bey 15, yaşında idiler. 

ŞİMDİ GELELİM İDDİALARA:

İDDİA: Galip Kulaksızoğlu Fenerbahçenin  galatasaray  liseli  kurucusu ve başkanıdır.

GERÇEK: Galip Kulaksızoğlu galatasaray lisesinde bir müddet okumuştur ancak,Saint Joseph Lisesi mezunudur.Fenerbahçe de 17 yıl futbol oynamıştır.

Öncelikle şu belirtilmelidir ki Galip Kulaksızoğlu Fenerbahçe Spor Kulübünün kurucusu değildir. Nasıl mı efendim? Çünkü Galip Kulaksızoğlu 1909 yılında Fenerbahçe ye sadece bir futbolcu olarak transfer edilmiş bir zattır.. Asıl önemli olan nokta ise 1907 yılında kurulmuş olan bir kulubün, 1909 yılında bir futbolcu olarak transfer edilmiş biri tarafından sözde kurulmuş olma gerçekliliğin savunulmasıdır (detaylı araştırmayan ve okumayan bünyelerin sıklıkla yapabileceği bir eylemdir). 1909 yılında kuruluşunun üzerinden iki yıl geçmiş bir kulubün transfer zamanındaki kurucu iki başkanı ayetullah bey ve ziya songülendir. Bu gerçeklik gün gibi ortadadır. Bununla birlikte Fenerbahçe spor kulübü bilindiği üzre kadıköy futbol kulübü ve 1899 yılında kurulan Black Stocking  FC’ nin devamı olan bir kuluptür.
Herkesin bildiği ve bazı galatasaraylı arkadaşların da üzerine basa basa ima ettikleri bir olay vardır ki o da Galip Kulaksızoglu nun kurucu üyeler listesinde olması durumudur. Evet galip kulaksızoğlu kurucular listesinde olan bir isimdir. Amma velakin, galip kulaksızoğlu nun kurucular listesinde olmasının asıl nedeni meşrutiyetin ilanından kaynaklanan bir durumdur. Nasıl mi efendim? Aynan şu şekilde. Meşrutiyetin ilanından sonra, ülke bünyesinde ki kulupler tescil edilme imkanı bularak, gerekli mercilere tescil basvurularını yapmışlardır. Fenerbahçe de bu kuluplerden sadece biridir. tescil hakkını kazanmış ve bu bağlamda resmi olarak kurulduğu 1907 yılından (ziya bey tarafından) iki yıl sonra tescil edilebilmiştir.

Diğer bir başka olay da galip beyin 1910 yılında kulube başkanlık yaptığı rivayetidir. Ortaya çıkan arşivler neticesinde resmi olarak başkanlık yapmadığını ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan gerçeklik şudur ki, 1910 yılında fenerbahce ekonomik sıkıntılar içindedir ve faaliyetlerini durdurma noktasına gelmiştir. Bu bağlam da çözüm yollarından biride başka bir takım ile birleşmektir. Birleşilecek takımda hazırdır. Üsküdar kulübü. 1910 yılındaki ekonomik sıkıntılardan mütevellit başkan dahi bulamayan Fenerbahçe o zamanın takım kaptanını yani Galip Kulaksızoğlu’nu kulübü bu görüşmelerde temsil etmesi için vekaleten başkan seçmesidir. Yani resmi olarak hiç bir zaman başkanlık yapmamıştır…

Birde tarihinden utanma gibisinden geyik yapıp ortalığı bulandırmaya çalışanlar var, onlara da şu soruyu soruyorum.
Bulgar ve Karadağlı oldukları için galatasaray kurucu listesinden atılan ve tarihinden silinmis olan

milo bakic
paul bakic
boris nikolov
hamit hüsnü kayacan

gibi isimleri siz nasıl açıklayacaksınız.?

 

http://www.ulucinar.org/index.php

18 Yanıt to “FENERBAHÇE’NİN KURUCULARINI DOĞRU TANIYALIM.”

  1. Galip Kulaksızoğlu.

    FB nin 4 numaralı kurucusudur.Yok artık ya…

    Tarihinz baştan aşağı çelişkilerle, kartartmalarla dolu.

    Şu anda sitenizde yazan tarihiniz de belgesiz, yalan ve dolanlarla doludur.

    • Fenerbahçe Says:

      Sn:deniz,

      Yazıyı tekrar okudu asistanlarımız.Yazıda bir hata yok..Hata sizin yazıyı yüzeysel okumanızla alakalı olabilir diye düşünüyoruz.Çünkü yazıda her şey açık.
      Bizim her yazıya cevap yazma gibi bir misyonumuz yok.Ancak burayı ziyaret eden genç Fenerbahçeli taraftarlarımızı da düşünerek bir açıklama yapma gereği duyduk.
      Eleştiriler seviyeli olduğu sürece tüm yorumlar yayınlanır.Eleştirinin lehte ya da aleyhte olmasına değil,seviyeli olup olmadığına dikkat edilir burada.
      Katkılarınız için teşekkür eder,sağlıklı günler dileriz.

  2. Fenerbahçe Says:

    son dönemde moda olan “yaşanmış gerçek tarihi çarpıtma, yaşayan canlı tanıklarını bile reddetme” akımının çok başarılı bir örneği bu. Hepsini bir kenara bırakalım (şu Kadıköy’de işgalcilerle kolkola olan yöneticiler saçmalığı falan); Mareşal D’esperey diye birinin işgal sırasında İstanbul’da olmadığı konusu baştan aşağıya akıllara ziyan bir yalandır.
    Hatta şunu ayrıntısıyla söyleyebiliriz; D’esperey İstanbul’a yanında getirdiği beyaz bir Lepizaner atın sırtında girer.
    Mektebi Sultani’nin Fransız Karargahı olması konusu ise tam bir çelişkiler yumağıdır. Gerçek olan, işgal yıllarında galatasaray lisesi’nin Fransız işgal kuvvetleri karargahı olduğudur. Bu gerçeği galatasaraylılar ingilizlere karşı dönemin okul müdürü Saih Arif Bey’in başarılı bir manevrası olarak göstermeye çalışırlar. Üfürdükleri rivayete göre müdür bey binayı ingilizlerin işgal edeceğini duyar ve bunu önlemek için Fransızlarla anlaşır, binayı onlara tahsis ederek ingiliz işgalini önler.
    Şimdi bu mazeret mi yani?
    Ha ingiliz ha Fransız, bina sonuçta işgal edilmemiş midir? Yani ingilizden kurtulmanın yolunu zaten eğitimini yaptıkları fransızların kucağına gönüllü şekilde oturmakta bulan bir zihniyet!
    Bir tarafta çatır çatır kulüp binasından silah kaçıran, asker sevkeden, ANADOLU DİRENİŞİ’nin sembolü olmuş bir kulüp, öte yanda işgalciler arasından işgalci beğenen bir zümre. Bunu tartışmam bile.
    Aradaki fark şudur; galatasaray Mustafa Kemal’in savunduğu TAM BAĞIMSIZLIK anlayışından uzak, mandacı (Fransız mandasını kurtuluş olarak gören) bir kurumsal kimliğe sahiptir.
    Bir de bu arkadaşa şunu sormak gerekir; 1918-1922 yılları arasında galatasaray kimlerle ne maçları yapmıştır? Bizimkiler belli, toplam 50 maç, işgalcilerle, 40 galibiyet, 5 beraberlik, 5 mağlubiyet. Onlarınki?

    Bir camia nasıl tarihinin destansı sayfalarıyla övünüyorsa, utanç ciltlerine de sahip çıkmak zorundadır.

    Bu nedenle Mustafa Kemal NUTUK’ta galatasaray lisesinin ne olduğunu gayet iyi tespit etmiştir:
    “…hala bugün, Sultani Mektebinin salonlarını aleyhimiizde konferans verdirmek için ecnebilere küşade bulunduranlar var, bu gibilere lanet!”

    http://img512.imageshack.us/img512/5546/nutuk6si.jpg

    Yani EN BÜYÜK FENERBAHÇELİ diyor ki, mektebi sultani tarafımca lanetlenmiştir!

    Gerisi laf-ı güzaftır. Bir yandan Mustafa Kemal’e ULU ÖNDER deyip, öte yandan en önemli tarihi belge olan Nutuk’u reddetmek olmaz, olamaz.

    Bütün tarihi gerçekleri bile bir yana bıraksak, çok şükür ATAMIZIN bize dair böyle okuduğu bir lanet yoktur.

    • şimdi hacı abi biraz beyni olan herkes nutuktan alıntı yaptığın durumu gayet net bir şekilde anlayabilir ancak senin zihinsel fonksiyonların yeterli düzeyde gelişmemiş ya da çok fazla sinaps oluşturamıyorsun. Ata Nutukta demiş ki; “Sultani Mektebinin salonlarını aleyhimiizde konferans verdirmek için ecnebilere küşade bulunduranlar var, bu gibilere lanet!” burada Osmanlı sarayına bir lanet okuma var, Mektebi Sultaninin ve adı geçen salonlarının buna alet edilmesine de sitem söz konusu. En baştaki yazında kurucularınızı ifade ederken (aslında benim hiç birisine lafım yoktur o zaman şu anki gibi bir rekabet ya da çirkin bir fanatizm söz konusu değil adamlar yenilik peşinde sadece) gururlana gururlana Osmanlı ailesinden, Osmanlı sarayına yakınlıktan dem vuruyorsun ya umut ediyorum ki bağlantıyı kurabilmişsindir, yani Ata’nın lanet ettiği o saraya yakın isimler fenerbahçenin kurucularından güzelim.

  3. Yukarıdaki arkadaşa yazıyı yüzeysel okumanızla alakası var demişsin ama sen de NUTUK’u yüzeysel okumuşsun demekki canım kardeşim.Sultani Mektebine değil bu mektebin salonlarını kötü emelleri için kullandıran ecnebilere laf söylüyor ulu önderimiz.Eğer gerçekten Galatasaray Kulübü veya Galatasaray Lisesi bu kadar vatan hainliğiyle işi olan yerler olsaydı koskoca imparatorluğu yepyeni bir Cumhuriyet’e çeviren atamız son veremez miydi bu kurumların faaliyetlerıne ?Şu kulüp işlerine neden vatani yaptırımlar yapıştırırsınız anlayamıyorum.Fenerbahçe kurucuları vatan sever de Galatasaray kurucuları vatan haini mi ? Kurucu renkleri Kırmızı-Beyaz olan bir kulübe edilen iftiralara bak.
    Ayrıca Galip Kulaksızoğlunu illede başkanlık yapmamış kurucu değilmiş diye sırf Galatasaray Lisesi mezunu diye dışlıyorsunya güzel kardeşim,e o zaman Ayetullah Bey’in Galatasaray Lisesi mezunu olduğundan neden sadece tek bir cümleyle bahsediyorsun?Siz boşverin bizim Karadağlılarımızı bilmelerimizi.İlk başkanınız da St. Joseph mezunu.O da fransız lisesi.Galatasaray Türk düşmanı fransızlar tarafından kurulmuş da St. Joseph türk dostu fransızlar tarafından mı kurulmuş da böle ithaflar da bulunuyorsunuz? Galatasaray Lisesi her zaman değerli bir liseydi ve hala öyle.Bence kurucularınız böyle yerlerden mezun oldu diye dışlamaya kalkmayın da övünün.Adam batmakta olan gemiye kaptanlık yapmaya kalkmış sahiplenmiş.Siz gelmiş yok resmi bişey yok bilmem ne diyorsunuz ayıp valla.

    • Burada konu alanlara kayıyor zannımca..Burada işlenen konu değil verilen veya yazılan cevaplardan ötürü başka mecralara kaymış gibi görünüyor.Bu spor kulüplerini kuran kişilerin milleti mezhebi dini değildir önemli olan.Veya hangi okuldan mezun oldukları.Önemli olan bugün hala gs kulübünün gs lisesi mezunları tarafından elde tutulması ve yönetilmeye çalışılmasıdır.Gs taraftarı bu egemen zihniyeti kovmak yerine sahip çıktıkça kendi benliğinden uzaklaşmaktadır.Kimse gs lisesinin ve bu türden liselerin “aydın” yetiştiriyor masalına inanacak kadar saf değil.Gs ile diğer kulüpler arasındaki en önemli fark ve sıkıntı gs kulübünü elinde tutan “derin liseliler”in yaşadıkları ülkeye bakış açılarından kaynaklanmaktadır.Başta Fenerbahçe olmak üzere diğer kulüplerin samimi gs taraftarı ile bir zoru yoktur.Gs ile de yoktur.Sorun gs kulübün arka planındaki gs lisesi mezunlarının gs spor kulübünü farklı amaçlara alet etmesiyle,alet etmek istemesiyle ilgili bir sorun vardır.
      Gs li taraftarların da bir kısmının artık bu egemen azınlığa karşı bilinçlenmeye başlaması bir oluşum içinde olduklarını bilmek Ülkemin yarınları adına umut vermektedir.Burada yazdıklarımı daha derinlemesine düşünmenizi tavsiye ediyorum.Malum yayımlanmaz endişesi ile kelimeleri seçerek kullanıyorum.Bu bakımdan bu yazdıklarımı daha geniş düşünmeye zorlayın kendinizi.Burada yanlış anlaşılmasın gs kulübü futbol takımı değildir hedef.Hedefin ne olduğu yukarıda anlatılmıştır.Karıştırılmamasını istirham ediyorum.

    • fenerli Says:

      yanındaki türk bayrağını ve önündeki diğer ülke bayraklarını da görmediğine göre sana doktor tavsiyesi yapabiliriz:)

  4. Alper Says:

    Başkanlarınızdan Dr Nazım kime, kaç kere suikast girişiminde bulundu ve neden idam edildi
    Başkanlarınızdan hangileri bugün stadınızın olduğu arsayı hangi klüpten zorbalıkla ve hangi sebolik para karşılığında zimmete geçirdi
    Başkanlarınızdan hangisi Osmanlı devletinin dış boçlanmasına karar ve denetim yapan kurumun başkanı ve bu borçların büyümesine sebeb oldu
    Başkanlarınızdan hangisi örtülü ödenekten para aktardığı yıllarda başbakanlık görevini icra etti ve oğlu bunu itiraf etti
    Başkanlarınızdan ve kurucularınızdan hangileri masondur ve sebatay sevi’nin dönmelerindendir
    GALATASARAY için her kulvarda mason başkanlarınız var çünkü fransız lisesiniz derken birçok başkanınız ve kurucularınız neden St.Joseph Fransız Lisesinde okudu acaba buralarda masonlarla karşılaşılmadımı? Galatasaray Lisesinin Fransızlar tarafindan kurulduğunu iddaa ederken acaba hiç tarih kitabı karıştırdınız mı?

  5. baskici Abdulhamit ha? yuh be size atamiza saldirmadan bir sey beceremezsiniz degil mi? belgelerle ispatlayin sultanin baskisi oldugunu, yalancilar,

  6. yorgo döneryan Says:

    önemli olan galatasarayın tarihidir, çünkü tüm rum ermeni yahudi ve diğer hristiyanları korumuş kollamış ve kurtuluş savaşında bile müslümanların hevesini kırmıştır. Şimdide fenerbahçe gibi milliyetçi ve şirketleriyle batıyı ezmeye çalışan kötü kalpli müslüman fenerbahçeyi zekasıyla ve akıl akıldan üstün metoduyla saf dışı bırakmıştır. Bence galatasaray kelimesinin tarihini araştırın. Bu ülkeyi hem müslüman hem türk fenerbahçeye bırakmazlar.

  7. atilla arslan Says:

    Arkadaşlar dünden bugüne tarihinizdeki baskanlariniza bakarsanız zaten ne olduğunuz ortaya cikacaktir suikastcimi katilimi kacakcimi bunlari bi örenin nutuktsn sonra bahsedin ki. NE hostur gs ni. Renkleri ile yasamak bizim gölgemiz olmak gurur duyun bence

  8. hüseyin sönmez Says:

    başkanınızın yada başkanlarınızın adını neden stat yada tesislerinize vermiyorsunuz,birde 1907 den beri şu kadar kupamız var bu kadar kupamız var deyip efendim bilmem kaç yılında yangın çıktıda çogu telef oldu gibi saçma sapan açıklamalar neden yapılıyor.

  9. hüseyin sönmez Says:

    GALATASARAY MEKTEBİ SUTANİ 1915 TE MEZUN VERMEMİŞTİR,GALATASARAY SULTANİ 1915 1920 ARASI HİÇ BİR SPOR MÜSABAKASINA KATILAMAMIŞTIR NEDEN ACABA VE SİZ NEREDEYDİNİZ O ZAMAN.

  10. mert barış Says:

    doktor nazım bey suikasttan boşu boşuna öldürülmüştür ve Atatürk çok üzgün olmuştur bu olaya ve ailesine yardımlarda bulunmuştur …..bilmediğiniz şeylerle konuşmayın gençler

  11. Ergün Uçan Says:

    fenerliler kulubunuzun sitesine girin tarihinizi okuyun tarihi iyi bilin orada hangi kulübü kimin kurduğunu göreceksiniz .cahil cahil konuşmayın sizin sitenizde 3 büyük kulübüde Osmanlı gençlerinin kurduğunu göreceksiniz dolayısıyla ozamanlar ülkede bütün millet insanları yaşıyordu bütün kulüplerdede bu insanlardan vardı sanki sizi cübbeli ahmet kurdu dolayısıyla Cennet mekan Abdulhamit Han Futbolu yasaklamıştı Türkiyede futbolu finans eden ve kuranlar dış güçlerin ülkedeki işbirlikcileri masonlardır fenerbahceli ve besiktaslı masonları arastırın sizdeki masonlarıda goreceksınız besıktası kuran fuat balkan ittiat terakkici dir istiklal mahkemesi baş hakimi ali kılıç besiktas kurucusudur butun vatanperver ve muslumanları asmış kesmiş dir fenerbahcenın başkanlarından şükrü saraçoğlu din bir zehir demiş ve Atatürk e suikastten yargılanmıştır .Kulaktan dolma laflarla değil iyi araştırın kahve ağzı ile konuşmayın .ben bir Galatasaray lı olarak şunuda itiraf edeyim Galatasaray kurucularından tevfik fikret de ittiat ve terakkici dir Padişahın en çok aleyhine çalışanlardandır sonra Padişahdan özür dileyip hatasını anlamıştır bu gün türkiyede örnek bir Müslüman olarak gösterilecek gazetec yazar mehmet şevket eygi dir .Öyle bir Müsümandır ki evlenmez hanımı ile anası arasında kalmamak için Galatasaray lisesi mezunudur . Hadi gösterin Mehmet şevket eygi ye karşı Müslüman bir fenerbahceli bırakın artık bu ağızları her kulüpte mason da vardır müslüman da vardır sosyalist te vardır ülkücüde vardır milli görüşcüde vardır . Regaip kandilinde sambacıları getirip kutlama yapan fenerbahce kulübü dür . sizin mason dediğiniz eski Galatasaray başkanı Ali uras regaip kandili olan kupa arefesinde bu gün kandildir kutlamalarınızı erteleyin demiştir kupa finali trabzon dönüşü . bu kadar yeter sanırım .kulüpler üzerinden din ırk siyaset tellallığı yapmayalım .Mustafa Denizli Galatasaray ı çalıştırırken oruç yasağı koyamadı fenerbahcede oruç tutan bir futbolcu ya orucunu boz seni takıma almam dedi ve orucunu bozdurdu yönetimde birşey söylemedi . Ama rahmetli Özhan abi futbolcularımız namazda kılabilir kılmayanda olabilir biz kimsenin dinine karışamayız dedi fenerli masonların isim listesini istiyorsanız yazarım buraya .

  12. tarih 11 05 2014 yer ..papazın çayırı müslüman ve milliyetci fenerliler nubarek üç aylarda vuruyorlar şanpanyanın gözüne müslüman ve milliyetçi fenerliler bir haftadan beli dahada devam edecek sanki ilk defa şanpiyon oluyonuz müslüman ve miliyetci fbliler

  13. emre alagöz Says:

    biri soruyor, gs hangi düşmanla maç yaptı diye.bu kadar geri zekalısın ki galatasaray lisesi ve futbolcularının o yıllarda devam eden kurtuluş savaşı zamanında yüzlerce kişiyi şehit verdiğini biliyormusun acaba.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 1.156 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: